Yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece talep şartı aranmaksızın resen karara bağlanması gerekeceği-
Kötü niyetli olmasa da alacaklı tarafından yasadaki boşluktan yararlanılarak bir ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazladan avukatlık ücreti talep edilmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve hukuk düzeni tarafından korunamayacağı- İlam bir bütün olmasına rağmen yasal ve geçerli bir neden olmaksızın alacaklının ayrı ayrı takip başlatmasının dürüstlük kuralına uymayacağı-
Davada, bir adet endüstriyel tasarımın ve iki adet faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü talep edildiğinden, birbirinden bağımsız olan bu taleplerin her birinin ayrı davalara konu edilebileceği gözetilerek, reddedilen her bir talep için davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Eldeki davada, mahkemece yapılan yargılama giderinin, hüküm altına alınan yargılama giderinin üzerinde olduğu, bu nedenle mahkemece yargılama giderleri tek tek belirlenerek, herhangi bir eksikliğe sebebiyet vermeden, yargılama giderleri yönünden hüküm kurulması gerekeceği-
Mahkemece tazminat davasında uyuşmazlık konusunun para ile ölçülebilen nitelikte olduğu gözetilerek, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına, reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiği-
5184 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu uyarınca üye sıfatını taşıyan davalının aidat borçları için  temerrüt koşulu bulunmadığı gibi dava açmakla temerrüdün gerçekleşeceğinden 2014 yılı aidat borcuna yönelik istem davalıya ihtar edilmediği gerekçesiyle reddedilmesinin doğru olmayıp  hüküm altına alınması gerektiği-  Tazminat isteminin kabul edilen bölümü yönünden davacı yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi gerektiği-
İş kazası sonucu meslekte kazanma gücü kaybı oranı raporlar arasında farklı belirlenmiş olup, çelişkiyi gidermek için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulundan alınan raporda ise %37,0 maluliyet oranı tespit edildiği; yapılan yargılama neticesinde kurum tarafından tespit edilen maluliyet oranının davacı lehine değiştiğinden, yargılama giderleri ve vekalet ücretine davacı yararına hükmedilmesi gerekirken davalılar yararına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Yargılama gideri anlamında vekalet ücretine, tarafların haklılık oranları gözetilerek karar verileceği-
“Mahkemenin kısmen kabulüne göre”, hükümde davalı ...’nın, 5502 sayılı Yasa'nın 36. maddesi uyarınca yargılama harçlarından muaf tutulması yerinde ise de, harçlar dışında avukatlık ücretinden ve yargılama giderlerinden herhangi bir muafiyetinin bulunmadığı gözetilmeksizin 6552 sayılı Kanun hükümleri göz önünde bulundurularak davalı ... lehine ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi ve 6552 sayılı Kanun'un 54. maddesi ile 6100 sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine aykırı şekilde ve hatalı değerlendirme sonucu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin tamamının diğer davalılardan tahsiline karar verilmesi, ayrıca yargılama giderinin de kısmen kabul durumuna göre belirlenmeyip, kabul-red oranına göre bir kısmının davacıya yükletilmesi gerektiğinin de gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Duruşma sırasında kendini vekili ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken maddi hata sonucu davacı yararına vekalet ücreti takdir edildiğinden bu husus HMK'nın 183. maddesinde açıklanan açık bir yazı hatası niteliğinde bulunduğundan, hükmün sonuç kısmının "davacıdan alınarak davalıya verilmesine" olarak düzeltilmesi gerektiği-