Davalı müflis şirketin iflas yolu ile takip sonucu borcun ödenmemesi nedeni ile açılan iflas davasında iflasına karar verildiği, iflas davasında depo kararına esas alacağın belirlenmesi için düzenlenen bilirkişi raporunda asıl alacak ve uygulanan faiz oranı ve hesaplanan işlemiş faiz miktarı kesinleşmiş olduğu- Kayıt kabul davasında da kesinleşen miktar göz önünde bulundurularak ve ancak iflas tarihine kadar faiz işletilebileceği-
Davacı bankanın asıl alacağı belirlenirken kredi projelerine ait geri ödeme planında yer alan kâr payının asıl alacağa eklenmediği ileri sürülmüş ise de, geri ödeme planında belirtilen tutarlar son taksit olan 3. taksidin ödeneceği tarihe kadar hesaplanan kar ve BSMV miktarlarının toplamı kadar olduğu, bu nedenle belirtilen anapara tutarına ödeme planında belirtilen yıllık cari kâr oranı üzerinden faiz ve BSMV tutarı hesaplandığı, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan alacağının, iflas idaresi tarafından kabul edilen tutardan az olduğu, bakiye alacak bulunmadığı, kayıt ve kabul istemine ilişkin davanın reddi gerektiği-
Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olduğu, alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşeceği ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabileceği, bu nedenlerle bu davalarda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, dolayısıyla mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir hata bulunmadığı-
Alacaklı Bankanın Bankalar Kanunun verdiği yetkiyi aşarak alacağını iflas masası dışında tasfiye ettiği, bu nedenle davacının kayıt kabul talebinin haklı olmadığı, mahkeme gerekçesinde “iflas idaresinin red kararında belirtilen tüm gerekçeleri uygun olduğu” tespitinin hatalı olduğu-