Davacı marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, ticaret unvanının terkini ile maddi ve manevi tazminat istemleri- 6769 s. Sınai Mülkiyet Kanununun, özel hükümlerle haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirdiği- Marka koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacak olduğu- Somut olay bakımından SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek talebin, haksız rekabete dair kısmı yönünden reddi gerektiği- Davalının iflasına karar verildiği ve tasfiyeye başlandığı anlaşıldığından, müflis şirket yönünden hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatların 'iflas masasına kayıt ve kabulüne' şeklinde hüküm kurulması gerektiği- "Tasfiyesine başlanılmışsa da iflas kararı ile ilgili basit tasfiye kararı verilmiş olup 2. alacaklılar toplantısının yapılmadığı, davacı şirketin iflas masasına alacak kaydı talebi bulunmadığı anlaşıldığından, kayıt kabul davası olamayacağı" şeklindeki karşı görüşe itibar edilmediği-
Sermaye şirketi ortaklığı ile kooperatif ortaklığı aynı olmayıp, kooperatiflerde ortakların amacı karşılıklı yardım ve dayanışma ile kooperatifin amacını gerçekleştirmek iken, sermaye şirketlerinde asıl amacın kâr ve kazanç elde etmek olduğu ve bu nedenle kooperatif ortağının, 'kendisine konut verilmemesi' nedeniyle isteyebileceği tazminatın, 'iflas masasına kaydı mümkün alacaklardan olduğunun' kabulü gerektiği- "Kooperatif üyelerinin kooperatif sermayesi mahiyetinde ödedikleri bedellerin öncelikle kooperatifin borçlarının ödenmesi için kullanılacağı, iflas tasfiyesi sonucunda artan bedel kalırsa, kalan bu bedel üzerinde kooperatif üyelerinin payları oranında hak sahibi olabileceği, iflas sıra cetvelinin düzenlenmesi aşamasında üyelik aidatı olarak kooperatife konulan sermayenin masaya kayıt ve kabulünün mümkün olmadığı" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
İflasın açılmasıyla müflisin rehinli malları dahil haczi kabil tüm malların masaya dahil olacağı- İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen malların da masaya dahil olacağı- İflasın açılmasıyla masaya giren adi alacaklara yasal faiz işlese de faiz alacaklarının ana para ödendikten sonra masada geriye kalan paradan ödeneceği- Rehinli alacaklara iflastan önce ve sonra rehinli malın satıldığı tarihe kadar iflastan önceki faiz oranı ile işlemeye devam edeceği ve rehinli alacak için işlemiş toplam faiz, rehinin satış bedelinden öncelikle ödeneceği- Satış bedelinin rehinli alacağı karşılamaması halinde ödenmeyen asıl alacağın 'adi alacak' olarak cetvele yazılacağı-
İflasta pay cetvelinin yapılabilmesi için sıra cetvelinin kesinleşmesi gerekeceği- Rehinli bir mal masa tarafından satılırsa pay cetvelinde öncelikle rehin alacaklısına pay ayrılarak; bu mal bedelinden artan miktar olursa masa borçları ödendikten sonra diğer alacaklılara pay ayrılması gerekeceği- Pay cetveline yönelik itirazlar dava değil, şikayet mahiyetinde olduğu- Şikayet edenin sıra cetvelinde hem rüçhanlı (ipotek alacağından kaynaklanan) hem de rüçhansız alacağı yer aldığından pay cetvelinde, alacağın niteliği yazılmadan sadece 2.570.052,69 TL pay ayrılması ve bu pay cetvelinin tebliğ edilmesi, ipotek alacağı (rüçhanlı alacak) için şikayet süresini başlatmayacağı; bu nedenle istinaf isteminin esastan incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, şikayetin usulden reddedilmesi doğru olmadığından bu durumun kararın bozulmasını gerektireceği-
Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 235 ve devamı maddeleri uyarınca iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, İİK.'nın 235. maddesine göre, alacağın iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir...
Alacağının iflas masasına kayıt ve kabul istemi-
İflas tarihine kadar olan faizin hesaplanıp, işlemiş faizi ile birlikte kaydı gereken toplam alacak miktarının infazı mümkün ve tereddüte yer vermeyecek şekilde bilirkişi aracılığıyla belirlenmesinden sonra, bu miktar üzerinden iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, müflis Türkiye İmar Bankası nezdinde açılan vadeli mevduat hesaplarına dayalı olarak adı geçen bankanın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılması nedeniyle ödenmeyen mevduat miktarının tahsili (kayıt-kabul) istemine ilişkindir.
