Dayanak ilamla bozma kararına göre kesinleşen alacak miktarı 14.977.03 TL olup; borçlular tarafından 11.12.2003 tarihinde yapılan ödeme tarihi itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip ödenen 30.086,00 TL'nin BK'nun 84. maddesine göre, mahsubu yapıldıktan sonra kalan bakiye asıl alacağın takip tarihine kadar yasal faizi hesaplanmak suretiyle takip tarihi itibariyle toplam alacak miktarının belirlenmesi gerekirken, bu esaslara ve bozma ilamında belirtilen BK'nun 84. maddesine uygun olmayan bilirkişi incelemesi ile sonuca gidilmesi isabetsiz olduğu-
İİK.nun 40. maddesi gereğince, bir ilamın bozulmasının "icra işlemlerini" olduğu yerde durduracağı, anılan maddede sadece icra işlemlerinin duracağının açıklandığı, süresinde yapılan itirazın incelenmesine engel bir düzenlemenin getirilmediği, bozmadan sonra borçluya yeniden icra emrinin çıkarılmayacağı, Mahkemesince sonradan verilen hükmün icraya sunulması ile infaz işlemlerinin sürdürüleceği-
Mahkemece ilamın hüküm bölümünün yorumlanarak uygulanamayacağı hususu ve de İcra Dairesinin yapmış olduğu işlemden kendiliğinden dönemeyeceği prensibinin nazara alınmasının gerekeceği, bu durumda, manevi tazminat yönünden hüküm onandığından İİK 40. maddesi gereğince takibe devam edilebileceği yönündeki mahkeme kabulü yerinde ise de, maddi tazminata ilişkin hükmün onanan kısmı belirli olmadığından bu alacak için takibe devam imkanı bulunmadığına dair Müdürlük işlemi yerinde olup, işlemin bu kısmına ilişkin şikayetin reddinin gerekeceği-
İİK 40 maddesi gereğince Yargıtay bozma ilamından dolayı icra muamelelerinin duracağından bahisle icra müdürlüğünün ''Yargıtayın bozma kararı ile tüm işlemlerin durduğu'' gerekçesiyle alacaklının haciz talebinin reddine ilişkin kararının doğru olacağı-
Borçlunun, icranın iadesini isteyebilmesi için (İİK.nun 40/2. maddesi gereğince) bozmadan sonra verilecek hükmün kesinleşmesinin zorunlu olacağı-
Yasa gereği takip alacağı için sonradan verilecek karar eski ilam hükümlerine uygun olduğu taktirde icra mahkemesi kararı gibi işlem yapılacak aksi taktirde, yeni hükümleri içeren ilamın gereğinin icra dairesince yerine getirileceği-
İpoteğin varlığı ve geçerliliğinde ihtilaf olmayıp, alacaklı banka cebri icra marifeti ile satış yaptırmış ve ihale kesinleştiğinden, bu aşamadan sonra genel mahkeme tarafından ihale alıcısı adına tescil edilen tapunun iptaline karar verilmiş olmasının; ihale bedelinin dosyaya iadesini doğurmayacağı, alacaklı bankaya ödenen bu paranın iadesinin yargılamayı gerektireceği, icra müdürlüğünün ihale bedelinin dosyaya iadesi yönündeki muhtıranın iptali yönünde hüküm kurulması gerekeceği-
