İcra hukuk mahkemesinde takibin iptali için şikayet yoluna başvurulmuş olmasının İİK.'nin 22. maddesi kapsamında verilmiş bir tedbir kararı olmadığı sürece satışı durdurmayacağı gibi ihalenin feshi davasında da bekletici mesele yapılamayacağı, şikayete konu taşınmaz kaydındaki son haczin 19.04.2017 tarihi olması ve satış talimatının 16.02.2017 tarihli bulunması karşısında haczin düştüğünden söz edilemeyeceği, yapılan ihalenin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından 'ihalenin feshine yönelik şikayetin reddine' dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Borçlu şirkete Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca yapılan tebliğde, haber bırakılan komşunun isminin olmadığı gerekçesi ile istinaf mahkemesince; 'istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve taşınmaz ihalelerinin feshine' karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı-
Şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK.'nin 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda, davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10'u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
Katılma yolu ile temyizin, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı olup ona tabi olduğu, bu nedenle asıl tarafın temyiz talebi esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile temyiz talebinin reddedileceği-
İhaleye fesat karıştırıldığı iddiasının bulunmadığı, kıymet takdirine yasal süre içerisinde itiraz edilmediği, taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satıldığı, zarar unsurunun gerçekleşmediği, şikayetçinin 'menfaatinin muhtel olduğunu' ispatlayamadığı gerekçesi ile mahkemece 'ihalenin feshi talebinin reddine' karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı-
Nema bedelinin İİK 134/5 uyarınca ihale alıcısına ödeneceği-
Şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı adresine çıkarılan ilk satış ilanı tebligatının iade dönmesi üzerine aynı adrese TK'nın 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı, borçluya satış ilanı tebliğinin usulüne uygun yapıldığı, şikayetçinin kendisi dışındaki kişilere satış ilanı tebliğine ilişkin iddiaların incelenemeyeceği, tebligatlardaki usulsüzlük iddiasını ileri sürme hakkının yalnızca ilgilisine ait olduğu, ilan yapılan gazetenin tirajı en yüksek 5 gazeteden biri olduğu, süresinde itiraz konusu yapılmayan satış ilanındaki hususların bu aşamada ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürülemeyeceği, birleşen dosyada ihalede pey süren 3. kişinin tebligat usulsüzlüklerini ileri sürme hakkının bulunmadığı, ihale kendi üstünde kalmadığından taşınmazın yüzölçümü ve KDV'ye ilişkin iddialarla ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı, kıymet takdirinin üzerinden 2 yıldan fazla süre geçmediği, İİK'nın 129. maddesi uyarınca ihale bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin yüzde ellisi ile paraya çevirme ve paraların paylaştırma masraflarını karşıladığı, resen incelenmesi gerekli ihalenin feshi nedenleri de bulunmadığı, ancak birleşen dosyalarda tek bir para cezasına hükmedilmesi gerekirken her davacı yönünden ayrı ayrı para cezasına hükmedilmesinin usulsüz olduğu, diğer yandan 7343 Sayılı Kanunla Değişik 134/5-3 maddesi gereğince fesih sebepleri gözönünde bulundurulduğunda Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak şikayetçiler aleyhine hükmedilen para cezasının ihale bedelinin %5'i olarak takdirinin uygun olacağı-
Şikayetçi borçlular aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda şikayetin ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı değerlendirilmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10'u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
Kıymet takdir raporuna itiraz üzerine icra mahkemesince alınan bilirkişi raporuna, şikayetçi borçlular tarafından yasal süre içerisinde itiraz edilmediğinden bahisle raporun borçlular tarafından kabul edildiğinin var sayılacağı, buna göre de ihalenin feshi incelemesinde, kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece alınan bilirkişi raporunda kıymetin düşük belirlendiğine yönelik iddianın değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle ihalenin feshi isteminin yerinde olmadığı belirtildikten sonra, 7343 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 134/3-5. maddesi gereğince şikayetçiler aleyhine hükmedilecek para cezasının %5 oranında verilmesi maksadıyla İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin reddine ve şikayetçiler aleyhine ihale bedeli üzerinden %5 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği-
Şikayet eden üçüncü kişi lehine cebri satışı engeller şekilde verilen tedbir kararı bulunmadığından şikayetçinin ihalenin feshini isteyebilecek ilgililerden olmadığı-