Limited şirketlerde borçlu ortağın payının İİK.'nun taşınırlara ilişkin hükümlerine göre haczedileceği, bu durumda, icra müdürlüğünün, alacaklı tarafından borçlunun üçüncü kişi limited şirketteki hissesinin haczi istendiğinde, borçlunun şirketteki payı, şirkete haciz yazısı tebliğ olunarak haczedilebileceği gibi icra memurunun şirket merkezine bizzat giderek, haczi şirkete tebliğ etmek ve pay defterine işlenmesini sağlamak suretiyle bu hususu tutanakla tespit ederek çıplak pay haczini yapabileceği, limited şirketlerde ispat vasıtası olan pay senedinin teslimi ile ortaklık hakkının devir ve temlik edilemeyeceği ve nedenle bu hakların üzerine rehin ve haciz konulamayacağı, pay senedinin haczedilmesinin borçlunun, limited şirketteki ortaklık payının haczedildiği sonucunu doğurmayacağı-
Davanın, İİK'nın 94. maddesinden kaynaklanan tescil istemine ilişkin olduğu, harici satım sözleşmesindeki değer sözleşmenin tarafı olmayanlar açısından bağlayıcı olmadığından davacı ile temlik alan yönünden bağlayıcı olmadığı, bu nedenle, uyuşmazlık konusu olan taşınmazların harca esas değerlerinin saptanması amacıyla mahallinde keşif yapılmak suretiyle harca esas değerleri belirlenerek, belirlenen bu değer üzerinden eksik harcın tamamlanmasına karar verilmesi gerekeceği-
Bilirkişi raporu ve sözleşme gereğince, davalı yüklenicinin son bir adet bağımsız bölümün tapusunu iskan raporunu alması halinde isteyebileceği ancak henüz bu şartları yerine getirmediği ayrıca davacının takibe dayanak senedinin tarihinden iki buçuk yıl önce daireyi satın alan dahili davalı adına tescilinin gerekeceği-
İİK. mad. 94/2. gereğince icra müdürlüğünden alınan yetki belgesine dayanarak, taşınmazların tapu kayıtlarının, davalılar arsa sahibi ve yüklenici adına tescili ve dava konusu parselde bulunan bağımsız bölümler üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava edilmiş olup, mahkemece davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına karşı itirazının; "taşınmazların devri halinde telafisi güç zararların doğacağı ve üçüncü kişilerin TMK. mad. 1023'den yararlanabileceği, muvazaanın varlığının yargılama sırasında anlaşılacağı, dava konusu talebin taşınmazın aynına ilişkin olduğu" gerekçesiyle reddedilmesinin isabetli olduğu-
Anonim şirketlerde eğer hisse senedi çıkarılmışsa, bu hisse senetlerinin İİK.’nun 88. maddesi uyarınca icra müdürlüğünce muhafaza altına alınarak haczedilebileceği, eğer hisse senedi çıkarılmamışsa “çıplak pay” adı verilen bu hissenin İİK.’nun 94. maddesi gereğince icra müdürlüğü tarafından bizzat şirket merkezine gidilerek ve pay defterine işlenmek suretiyle haciz işleminin yapılabileceği-
İİK. mad. 94/2'deki yetkiye dayalı açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davanın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan arsa sahibi ile yükleniciye de yöneltilmesi gerekeceği-
İİK. mad. 94/2 gereğince, icra müdürlüğünden alınan yetki ile taşınmazın ferdileşme işleminin yapılarak davacı adına tescili ve tescil için gereken masrafların davalı şirkete ödettirilmesi, talep ve dava edilmiş olup, mahkemece, arsa tahsis sözleşmesindeki edimlerin yerine getirilmediği ve davacının da dava sırasında tescil koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
İntifa hakkı o malın zatına taalluk etmeyip sadece faydalanmayı temin edeceğinden, İİK. mad. 94 ve 121 uyarınca, gayrimenkulün aynına yönelik olmayarak menfaat ve gelirinin haczi ve satışının mümkün olduğu- Tapu Sicil Müdürlüğü’nün tescil talebini reddetmesi idari bir işlem olup, idari yargıda dava konusu yapılabileceğinden, anılan hususun ihalenin feshini gerektirir bir neden olmadığı-
Alacaklının, İİK.'nun 94/II mad. uyarınca icra dairesinden yetki belgesi alarak, borçlunun adına tescil ettirmediği taşınmazın, borçlu adına tescili için mahkemede tescil davası açabileceği-
Alacaklının, İİK. mad. 94/II uyarınca icra dairesinden yetki belgesi alarak, borçlunun adına tescil ettirmediği taşınmazın, borçlu adına tescili için mahkemede tescil davası açabileceği- Genel iskan ruhsatı alındığı ve kullanıma engel bir hal bulunmadığı halde bağımsız bölümlerini teslim almayan arsa sahibinin artık o tarihten sonraki dönem için cezai şart talebinde bulunamayacağı- Tescil kararı verilen bağımsız bölümler arsa sahibinin güvencesini teşkil eder nitelikte olup yargılama sırasında kullanıma engel teşkil etmese de bir kısım eksik ve kusurlu işler bulunduğundan, arsa sahibinin davaların açılmasına neden olduğundan bahsedilemeyeceği, gerek asıl davada gerekse de birleşen davada, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu, arsa sahibinin güvencesini teşkil eden bu bölümlerin arsa sahibi lehine hükmedilen miktarlar ödendiğinde tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin de isabetsiz olduğu-