Karz ipoteğine dayanan alacaklının limit ipoteğinde uygulama yeri bulunan İİK'nun 150/ı maddesinde öngörülen koşulları oluşturmasına gerek olmayıp İİK'nun 149/a maddesi atfı ile borçlunun varsa aynı yasanın 33/1-2 ve 4. madde ve fıkralarında belirtilen itiraz nedenlerinin incelenebilmesi gerekeceği-
İpoteğin limit ipoteği olmasının ve ihtarnameye süresi içinde itiraz edilmesinin borçluya icra emri gönderilmesine engel teşkil etmeyeceği, bu durumun sadece krediyi kullanan tarafa İcra Mahkemesine şikayet hakkı vereceği-
Takibin dayanağı Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi olup 4077 Sayılı TKHK’na göre daha genel bir yasa olan İİK’nun ilgili maddeleri (İİK 68/b,İİK 150/ı), bu özel yasanın (4077 sayılı Yasa’nın) kapsamında kalmayan krediler için uygulanabileceği-
İİK. mad. 68/b ile İİK. mad. 150/ı'nın tüketici kredilerinde uygulanamayacağı-
İcra dosyasında kefil olarak gösterilen borçlular aynı zamanda ipotek verenler ise haklarında ipotekli takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmayacağı, itiraz halinde borçlunun şikayet hakkı olacağı ve bu itirazın ilamlı takip yapılmasına engel olmayacağı-
Alacaklı bankanın nakdi kredi alacağının tahsiline ilişkin olarak usulüne uygun olarak başlattığı ipotekli takipte, ipotekle teminat altına alınmış kontragaranti sözleşmesi kapsamında verilen meri teminat mektubu bedellerinin (teminatsız kalmaması için) depo edilmesinin de istenebileceği, ancak nakdi kredi borcunun tahsiline ilişkin olarak İİK’nun 149 ve 150/ı. maddesi çerçevesinde bir ipotekli takip yapılmadan bir başka anlatımla nakde çevrilmemiş teminat mektuplarının teminatsız kalma riski olmayacağından yalnızca, meri teminat mektubu bedellerinin depo edilmesi talep edilerek, ipoteğin paraya çevrilmesinin istenemeyeceği-
Alacağın muaccel olup olmadığı, varlığı, miktarı 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmesi yerine, yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesis edilmesinin isabetsiz olduğu, mahkeme kararının bu şekilde bozulması gerekirken dosya kapsamına göre uygulama yeri bulunmayan, İİK'nun 150/ı ve 68/b maddelerinden bahisle bozulduğu görüldüğünden, alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulünün gerekeceği-
Alacağın varlığı ve miktarı 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından mahkemece takibin iptaline karar verilmesi gerekirken dar yetkili İcra Mahkemesinde işin esası tartışılarak yazılı şekilde sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu-
İcra takibine dayanak ihtarnamelerde söz edilen “cari hesap sözleşmesi”nin, bankaların kullandırdığı İİK.nun 150/ı maddesinde yazılı nitelikte bir kredi olmadığı, İİK'nun 150/ı maddesinde yer alan ayrıcalıktan sadece bankaların yararlanabileceği, alacağın varlığı ile muaccel olup olmadığı hususu yargılamayı gerektirdiğinden ilamlı icra yolu ile takibe konu edilemeyeceği-
