«İlâmın kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağı»na ilişkin şikâyetin, süreye bağlı olmadığı–
Taşınmazın aynı ile ilgili olmayan (mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin olmayan) ilâmların kesinleşmeden takip konusu yapılabileceği–
Satışı yapılan şeyin aynından doğan vergi alacağının, satış bedelinden öncelikle ödenmesi gerekeceği («Gelir vergisi» ve bunun «gecikme zamları»nın öncelikle ödenemeyeceği)–
İcra mahkemesi kararına yönelik temyiz süresinin kaçırılması halinde, HUMK. mad. 167’deki (şimdi; HMK. mad. 95'deki) koşullar çerçevesinde «eski hale getirme» yoluna başvurulabileceği–
Ceza ilâmlarının kesinleşmeden takip konusu yapılmış olmasının, «süresiz şikâyete» neden olacağı–
Satışı yapılan şeyin aynından doğan vergi alacağının,satış bedelinden öncelikle ödenmesi gerekeceği ("gelir vergisi" ve bunun "gecikme zamları"nın "stopaj", "damga vergisi"nin öncelikle ödenemeyeceği)–
«Tahsilde tekerrüre neden olmamak üzere» -yani, ayni alacağı iki kez tahsil etmemek koşuluyla- alacaklının borçlu hakkında hem «rehnin paraya çevrilmesi» hem de -elindeki senetlere dayanarak- «kambiyo senetlerine mahsus» haciz yolu ile takip yapabileceği–
Rehin (satış) bedelinin alacaklıların alacaklarına yetişmemesi halinde bir «sıra cetveli» düzenlenip, alacaklılara tebliğ edileceği ve alacaklıların buna karşı «itiraz» ve «şikâyet» yoluna gidebilecekleri–
Olumsuz tesbit davasının reddi nedeniyle alacaklı lehine mahkemece tazminata hükmedilmiş olmasının, icra veznesine yatırılan ve tedbir kararı nedeniyle alacaklıya ödenmeyen alacağa -paranın ödenebilir hale gelmesine (ihtiyati tedbirin kalkmasına) kadar- faiz yürütülmesine engel teşkil etmeyeceği–
Takipten sonra borçlunun ölmesi ve alacaklının takibi mirasçılara yöneltmesi halinde, mirasçılara ödeme emri tebliğ olunmadan, haciz işleminin yapılamayacağı–