İcra vekalet ücretinin icra memuru tarafından, Avukatlık Ücret Tarifesine göre -alacaklı ile borçlu arasındaki sözleşmeye bakılmaksızın- takdir edileceği–
Donatan aleyhine açılan dava sonucunda alınan ilâmın acente aleyhine takip açılarak icraya konulamayacağı– Donatan aleyhine açılan takipte, acente onun vekili sıfatını taşıdığından, acentaya «icra emri» gönderilebileceği ancak acentanın şahsı ve malları hakkında takibin yürütülemeyeceği–
İpotek akit tablosunun belli bir para borcu ikrarını içermemesi (ipoteğin ileride doğacak bir borcun teminatı olarak kurulmuş olması) yani bir ‘teminat ipoteği’nin mevcut olması halinde, borçluya «152 örnek ödeme emri» gönderilmesi gerekeceği–
İpotekli alacaklının, «asıl borçlu» hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte bulunduktan sonra, aynı alacak için, «müteselsil kefiller» hakkında takipte bulunabileceği–
BK’nun 66. maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin, ilâmın bozulmasından sonra icranın iadesi halinde uygulanamayacağı–
İcra dairesince, ilâma aykırı olarak yapılan infaz işleminin, şikâyet konusu yapılabileceği–
İpotek akit tablosunda ya da onun atıf yaptığı sözleşmede, «T.C. Merkez Bankası fon kesintisinden borçlunun sorumlu olacağı» öngörülmedikçe, bunun borçludan istenemeyeceği–
Borcun tamamen ödendiği saptandığından, dayanağı kalmayan ipoteğin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Yargıtayca hükmün onanmasından ve icra dairesince teminat olarak verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesi için bankaya tezkere yazılmasından sonra, borçlunun borcunu taksitle ödeme teklifinde bulunamayacağı–