Borçlunun vekili bulunması halinde tebligatın vekile yapılmasına dair zorunluluğun asile tebligat yapılması gereğini ortadan kaldırmadığı, İİK'nın 76 ve 338. maddesinde düzenlenen suçlar yönünden asile tebligatın arandığı, hal böyle olunca borçlu asile icra emri tebliğinin usulsüz olmayıp, borçlunun vekiline de tebligat yapılmamasının sadece bir eksiklik olduğuna işaret edildikten sonra, mahkemece bu eksikliğin ikmaline karar verilmesi gerekmekle birlikte, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra ...............'de borçlunun vekiline de icra emrinin tebliğ edilmiş olması nedeniyle şikayetin konusuz kaldığı- Davalı tarafta yer alan takip borçlusu ............ ile ............'nun adları altında Avukat .............'in, vekilleri olarak yazılı olduğu ve ilamın hüküm kısmının a bendinin 3. fıkrasında adı geçenler lehine vekalet ücretine hükmedildiği görülmekle, şikayet tarihi itibariyle borçlunun şikayetinde haklı olduğunun ve bu suretle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin şikayet edilen alacaklı aleyhine hükmedilmesinin yerinde olduğu-
Yabancı para alacağı üzerinden başlatılan takiplerde alacağın Türk Parası karşılığının gösterilmesi gerektiği, bu hususun kamu düzeni ile ilgili süresiz şikayet konusu olduğu, mahkemelerce resen dikkate alınması gerektiği, takip talebinde ve ödeme emrinde takip alacaklısı tarafından yabancı para alacağının Türk parası karşılığı gösterilmediğinden takibin iptal edilmesi gerektiği-
Şikayetçinin ve eşinin yurt dışında yaşamış olmasının, şikayet konusu taşınmazın .............. mahallesinde bulunmasının, şikayetçi ve eşinin aynı bölgede yaşamasını gerektirmeyeceği- Şikayetçi ile eşinden oluşan iki kişilik aile için Antalya İli, Kepez İlçesi, T.paşa ve Şelale Mahalleleri gibi daha mütevazi semtlerindeki ev değerleri esas alınarak 2+1 100 m² civarı haline uygun ev değerinin 200.000 TL olarak belirlenmesinin hukuka uygun olduğu- Satış bedelinden borçluya, haline münasip ev alması için verilen miktar düşüldükten sonra geriye kalanın hak sahiplerine ödeneceğinin tabii olduğu-
Şikayetçi 3. kişi sıra cetveli alacaklısının, taraf olmadığı icra takibinin iptalini isteme hakkı bulunmadığı, iddialarını ancak sıra cetveline itiraz olarak ileri sürmesi halinde sıra cetveline itiraz davasında değerlendirme konusu yapılabileceği, icra mahkemesince şikayetin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu-
Şikayetçi borçlunun tebligattan haberdar olduğunu bildirdiği tarihin aksinin davalı alacaklı tarafından iddia ve ispat edilemediğinden, 'bu takibin borçlunun tebligattan haberdar olduğu tarih' olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı-
Alacaklı takip talebinde asıl alacak ve asıl alacağa işlemiş faizi Türk Lirasına çevirerek istediğinden, seçimlik hakkını Türk Lirası yönünden kullandığı ve faiz hesabının Türk Lirası üzerinden yapılması gerektiği-
Şikayetin, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair kararın kaldırılmasına ilişkin olduğu, takip türüne göre İcra Müdürlüğünün itirazla takibi durdurmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı-
Taşınmaz üzerinde ipotek bulunmadığı, borçlunun sosyal ve ekonomik durumunun araştırıldığı, borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kimsenin bulunmadığı, bilirkişinin haczedilen taşınmazın arsa ve yapı değerini toplam 235.492,76 TL olarak tespit ettiği, bilirkişi raporunun yargı denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, ek bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığı, bilirkişi raporunda haline münasip evin değerinin ... ilinin daha mütevazi mahallelerinde 100.000 TL, 150.000 TL ve 200.000 TL olarak tespit edildiği, mahkemece davacının tek başına yaşadığı göz önüne alındığında 1+1 ev için belirlenen 100.000 TL'nin haline münasip olarak tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi raporu çerçevesinde şikayetin kısmen kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin şikâyetin reddini savunup haksız çıkan alacaklıya da yüklenilmesinde isabetsizlik bulunmadığı-
Takipte taraf sıfatı bulunmayan şikayetçi 3. kişinin, haczin kaldırılmasını talep edemeyeceği-
Takibe konu ipoteğin, tüketici kredisi niteliğinde olan konut kredisi alacağının teminatı olarak düzenlenmiş olduğu, ipotek alacağının varlığı, miktarı ve muaccel olup olmadığı Tüketici Kanunu'na tabi olduğundan ve kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermediğinden, bu tür bir ipoteğe dayalı olarak ilamlı takip yapılamayacağı, ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapılabileceği ve borçluya İİK.'nin 149/b maddesi uyarınca ödeme emri gönderilebileceği, borçlunun başvurusunun borca itiraz niteliğinde olduğu, İİK.'nin 149/b maddesine göre borca itirazın icra dairesine yapılması gerektiği-