Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ipoteğin terkin işleminin iptaline ve ipotek hakkının devam ettiğinin tespitine ilişkin kararda İcra Müdürlüğünce yerine getirilecek bir hüküm bulunmadığı, ipotekli taşınmaz üzerine 150/c şerhi konulması veya kaldırılmasına ilişkin bir işlem hususunda karar verilmediği, İcra Müdürlüğünün alacağın temliki yönündeki işlemlerin Tapu Müdürlüğüne bildirilmesi konusunda bir yükümlülüğünün olmadığı, ipotek tescil edildikten sonra temin ettiği alacağın temlikiyle birlikte bu hakkın temlik alana geçeceği, alacağın temliki ve ipotek tesisi işlemlerinin icra takibi dışındaki işlemler olduğu, şikayet reddedildiğinden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu-
Dosya alacağının haricen tahsil edildiğinin icra müdürlüğüne bildirildiği, ödeme emri tebliğinden sonra hacizlerin kaldırılması talep edildiğinden harç ödenmesi zorunlu olduğu-
HMK.'nin 366. maddesi yollaması ile temyizde de uygulanması gereken 344. maddesine göre, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verme yetkisinin bölge adliye mahkemesine ait olduğu, ne var ki 'masraf ve harcın süresinde yatırılmaması halinde dosyanın bölge adliye mahkemesince temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına' karar verilmeden Yargıtay'a gönderilmesi durumunda, HMK.'nin 344. maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtayca da 'temyiz isteminin reddine' karar verilebileceği-
Genel Kurul kararı ile derneğin feshine karar verilerek tasfiye kurulunun seçildiği, derneğin borcunun bulunduğu ve tasfiye işlemi yapılmadığından dernek kütük kaydının silinmesi işleminin iptal edildiği, derneğin tasfiye sürecinin devam ettiğinin anlaşıldığı dosyada; borçlu Spor Klübü'nün borçlarından Belediyenin sorumlu tutulamayacağı ve şikâyetçi Belediyeye1 borç ödeme muhtırası gönderilemeyeceği-
Alacaklının şikayetinin kabulüyle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ilama aykırı olarak verilen müdürlük kararının kaldırılması gerektiği-
Şikayetin kabulü karşısında karar ilam harcının harçtan muaf olmayan davalıya yükletilmesi gerekirken mahkemece, "Davacı kurum harçtan muaf olduğundan alınması gereken harcın hazine üzerinde bırakılmasına" şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğu-
Şikayetçi ipotek verenin, icra müdürlüğünden adına kayıtlı taşınmazdaki İİK’nın 150/c maddesi uyarınca konulan şerhin kaldırılması, fazla ödemelerin iadesi ve dosyanın infazen kapatılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünce "...150/c şerhinin kaldırılmasına, diğer taleplerinin reddine..." karar verildiği, şikayetçi ipotek verenin müdürlüğün kararın iptali talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkesmes kararı ile "alacaklı vekilinin taşınmaz üzerindeki 150/c şerhinin kaldırılmasına yönelik beyanının yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre alacağın haricen tahsil edildiğine karine olduğu" gerekçesi ile "icra müdürlüğünün kararının kaldırılmasına" karar verildiği, neticede temyiz incelemesinde "alacaklının takipten açıkça vazgeçtiğine veya alacağından feragat ettiğine dair herhangi bir beyanın olmadığı, dosyanın infazen kapatılması için açıkça takipten vazgeçilmesi, alacaktan feragat edilmesi veya dosya borcunun tamamının ödenmesi gerektiği" belirtilerek şikayetin reddine karar verildiği- İlk Derece Mahkemesince şikayete konu müdürlük kararının icra hukuk mahkemesinin kararı doğrultusunda tesis edildiğinden bahisle alacaklının şikayetinin reddine karar verilmişse de anılan kararın bozularak ortadan kaldırıldığı, bozma sonrası aksi yönde hüküm kurulduğu ve hükmün onanarak kesinleştiği görüldüğünden, alacaklının şikayetinin kabulüyle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ilama aykırı olarak tesis edilen müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği- Alacaklının şikayetinin kabulüyle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen ilama aykırı olarak tesis edilen müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği- İcra mahkemesi kararları, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararlarının, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden birbirlerine karşı kesin hüküm teşkil ettikleri-
Şikayetçinin taşınmazın kaydına konulan şerhin kaldırılmasına yönelik talebinin, yerleşik uygulamalara göre, alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden, haczin kaldırılması için Harçlar Kanunu 23. maddesine uygun olarak harç ödenmesinin zorunlu olduğu-
“KDV ödemesinin iadesi” talepleri hakkında, vergi mahkemelerinin görevli olduğu ve icra mahkemelerinin bu talepler hakkındaki istemlerin 'usulden reddine' karar vermeleri gerekeceği-
Kesinleşen ihalede fazla ödendiği ileri sürülen KDV'nin iadesi istemine ilişkin hususun icra mahkemesinde ileri sürülemeyeceği, mahkemece yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-