Boşanmanın eki niteliğinde olan yoksulluk ve iştirak nafakasının hüküm kesinleşmeden takibe konulamayacağı,tedbir nafakasının ise hüküm kesinleşmeden icra edilebileceği-
12. HD. 13.02.2012 T. E: 2011/17479, K: 3150-
Borçlu kooperatif yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu açısından, borçlu kooperatif hakkındaki takibin semeresiz kalıp kalmadığı araştırılarak sonucuna göre şikayet hakkında karar verilmesinin gerekeceği-
Husumet ehliyetinin dava şartı olup mahkemece re’sen dikkate alınmasının gerekeceği, şikayetçi icra takibinin tarafı olmadığından isteminin husumet yokluğundan reddinin gerekeceği-
İlamda hükmedilmesi halinde temelde temerrüt olgusu bulunduğundan ilama dayalı alacaklar için BK. mad. 104/son (şimdi; TBK. 121/son) gereğince karar tarihinden itibaren de faiz istenemeyeceği-
Şikayetçinin usulsüz tebliğ işlemini öğrendiği tarihinden itibaren İİK.nun 16/1.maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süre geçtikten sonra icra mahkemesine başvurmuş olması karşısında, mahkemece ikinci haciz ihbarı yönünden de istemin süre aşımı nedeniyle reddi gerekeceği-
İcra takibi % 150 oranında temerrüt faizi yönünden kesinleşmiş olup kesinleşmeden sonra taşınmazı satın alan borçlunun talebi üzerine yapılacak faiz hesaplamasının da bu oran esas alınarak gerçekleştirilmesinin gerekeceği-
Kat maliki kurulu kararları ve kesinleşmiş işletme projelerinin, KMK’nun 37/son maddesi gereğince İİK’nun 68/ı maddesinde yazılı belgelerden olup, geçersizliğinin genel mahkemelerde açılacak bir dava ile kanıtlanmadığı sürece ilamsız takibe konu edilebileceği-
İlama aykırı olarak takip yapıldığı yönündeki şikayetlerin İİK.nun 16/2. maddesi gereğince süreye tabi olmadığı-
İcra mahkemesi kararlarının uygulanması için kesinleşmenin gerekmeyeceği-
