İcra memuru kendi verdiği karardan dönemez ise de; önceki verdiği kararın dosya kapsamı ve yasa hükmüne uygun olmadığını fark etmesi, örneğin, iflasın ertelenmesi davasında borçlu şirket hakkında takiplerin durdurulmasına dair verilen tedbir kararına rağmen yanlışlıkla borçlunun malvarlığının haczine karar verilmesi halinde,  icra memurunca yasaya uygun olan kararın verilmesine engel bir düzenleme de bulunmadığı- İcra müdürlüğünce tedbir kararı gerekçe gösterilerek -yanlışlıkla konulan- haczin kaldırılmasına karar verilmesinin isabetli olduğu-
İlamda 19.2.2002 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalı borçludan tahsiline karar verilmiş olduğundan, işlemiş faizin TC. Merkez Bankası reeskont faiz oranları üzerinden hesaplandığı 21.4.2011 tarihli rapor esas alınarak tesbiti gerektiği-
İİK’nun 82/4 ve 12. maddelerinde düzenlenen haczedilmezlik şikayetinin, aynı yasanın 16. maddesi gereğince yasal 7 günlük sürede yapılmasının gerekeceği-
Gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümlerin kesinleşmedikçe infaz edilemeyeceği-
Menfi tespit davası sonunda alınan ilamın esas hakkındaki hükmü kesinleşmeden vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına ilişkin hüküm bölümü ayrıca infaz ve icra takibine konu edilemeyeceği-
Somut olayda, muhatabın çarşıya gittiğini beyan eden komşunun tebliğ tutanağında imzasının bulunmadığının görüldüğü, tebligatın bu hali ile usulsüz olduğunun kabulünün gerekeceği, bu durumda uyuşmazlığın İİK.nun 65. maddesinde yer alan gecikmiş itiraz kurallarına göre değil, 7201 sayılı kanunun 32. maddesine göre çözümlenmesinin gerekeceği-
Reeskont faizi esas alınarak faiz hesabının yapılmasında bir usulsüzlük bulunmasa da, takip dosyasında faiz miktarı alacaklı aleyhine 1609,64 TL eksik hesaplanmış olup, bu miktarın alacaklıya ödenmesi gerekeceğinden, şikayetin kabulüne karar verilmesinin gerekeceği-
Çocukla kişisel ilişki tesisi konusunda ilamların infazı sırasında, şahsi münasebet tesisine yönelik giderlerin genel takip giderleri dışında değerlendirileceği-
Şikayet hakkının, şikayet konusu işlemin iptal ettirilmesinde hukuken korunmaya değer bir menfaati olan alacaklı, borçlu ve 3. kişilere ait olduğu-
İlamda faize ilişkin bir hüküm bulunmadığından ilam tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olduğu-