İlamda alacağın faizi belirlenirken “04.08.2010 tarihinden Merkez Bankası'nın bir yıllık döviz mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı” şeklinde hüküm kurulması karşısında, hükmedilen faiz oranının ne şekilde uygulanacağı ve faiz başlangıç tarihi müphem olup, bu hususlarda tereddüt oluştuğu; Merkez Bankası sitesinden alınan faiz tablosunun, fiilen uygulanan değil uygulanması muhtemel olan en yüksek mevduat faiz oranlarını göstermekte olduğundan buna göre hesap yapılamayacağı-
Vekile tebliğ zorunluluğunun bulunmasının asile tebligat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmayacağı, cezaların şahsiliği kuralı gereğince, icra suçları yönünden borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile de tebliğinin zorunlu olduğu, bu şikayetin ilama aykırılık şikayeti niteliğinde olup, süresiz incelenebileceği-
İpotekli takipte teminat altına alınmış teminat mektubu bedellerinin ve çek garanti tutarlarının karşılığının alacaklı Banka adına açılacak faizsiz bir hesaba depo edilmesi talep edilebileceği-
Tarafları aynı olan ve aynı alacaktan kaynaklanan ilamlar için itiraza konu takip dosyası üzerinden harcı yatırılarak alacağın tahsili mümkün iken makul ve kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın takip başlatılmasının usul ekonomisine aykırılık teşkil edeceği, kötü niyetli olmasa da alacaklı tarafından yasadaki boşluktan yararlanılarak bir ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazladan avukatlık ücreti talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu- İtirazın kaldırılması yada itirazın iptali ilamında yer verilen vekalet ücreti, yargılama gideri ve tazminat alacakları için ayrı bir ilamlı takip başlatılamayacağı-
Hükmün içeriğinin aynen infazı gerekeceği-
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değişik 2942 sayılı Yasa’nın Geçici 6. maddesinin 7. fıkrasına göre, bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenmesi gerekeceği-
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle verilen tazminata ilişkin ilamlarda taşınmazın mülkiyeti tartışma konusu yapılmayıp tazminat hususu tartışıldığından ilamın taşınmazın aynı ile ilgili kabul edilemeyeceği ve bu ilamların kesinleşmeden takip konusu yapılabileceği-
Borçlunun birden fazla taşınmazının bulunması ve şikayete konu yerin hisse tapulu olmasının meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği, yerin değerinin borçlunun haline münasip evi alabileceği değerden düşük olduğu da nazara alınarak, şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu şirkete çıkartılan icra emri tebligatının muhatabın adresten ayrılmış olduğu, yeni adresinin bilinmediği şerhiyle 27.06.2013 tarihinde iade edildiği, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre çıkartılan tebligatın ise 24.07.2013 tarihinde, şikayet tarihinden sonra tebliğ edildiği görülmekle, borçlu şirket yönünden itiraz ve şikayetin süresinde yapıldığı-
10.04.2012 tarihli takip konusu ilamda idarenin kamulaştırmasız elatma eyleminin 1983 yılından sonra olduğu, ilam tarihi yeniden haciz yasağının getirildiği 11.06.2013 tarihinden önce olduğundan idarenin mal, hak ve alacaklarına haciz konulabileceğinin kabulü ile şikayetin reddine karar verileceği-