Takibe konu kararın, 3533 sayılı Tahkim Yasası gereğince verilmiş konusu para olan Hakem Heyeti kararı olduğu, 3533 sayılı yasanın 7. maddesi gereğince Hakem Heyeti kararlarının, mahkeme ilamlarının icrasına ilişkin genel hükümler uyarınca yerine getirileceği, takibe konu Hakem kararı da para alacağına ilişkin olup, HMK 367. maddesi gereğince kesinleşmesi gerekmediğinden davacının şikayetinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Menfi tespit ilamlarının kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağı, borcun internet bankacılığı aracılığıyla takibe başlandıktan sonra alacaklı hesabına ödendiği gözetilerek, ilamın kesinleşmediğinin anlaşılması halinde takibin iptaline, aksi halde, ödeme tarihi itibarıyla istenecek faiz, icra vekalet ücreti ve masrafların gerekirse bilirkişi vasıtasıyla hesap ettirilerek, mahsubundan sonra karar verilmesi gerekeceği-
İpotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının ipotek akit tablosunda belirtilen limiti aşmasının mümkün olmadığı- Limitin aşıldığı yönündeki borçlu şikayetinin süresiz olarak icra mahkemesince incelenip karara bağlanması gerektiği-
Borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipoteklerin, borçlunun daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engelleyeceği, haciz tarihinde ipotek borcunun ödenmiş olması durumunda meskeniyet şikayetinin dinlenebileceği-
Mahkemece, şikayetçi 3. Kişi vekilinin tedbir kararının teminatın depo edildiği TCMB İzmir Şubesi yerine, icra müdürlüğü dosyasına gönderilmiş olmasının, tedbirin infazına engel teşkil etmeyeceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İcra takibine dayanak ihtarnamelerde sözü edilen kredi sözleşmesi bankaların kullandırdığı İİK'nun 150/ı. maddesinde yazılı nitelikte "borçlu cari hesap şeklinde işleyen" bir kredi ilişkisi olmadığı, İİK'nun 150/ı maddesinde yer alan ayrıcalıktan sadece bankaların yararlanabileceği, alacağın varlığı ile muaccel olup olmadığı hususu yargılamayı gerektirdiğinden ilamlı icra yolu ile takibe konu edilemeyeceği-
Şikayete konu icra takip dosyasına, haciz konulan Defterdarlık hesabından şikayet tarihinden önce para gönderilip, alacaklılara ödendiğinin anlaşıldığı, haczedilen hesaptan gelen para ile dosya borcunun ödenmesinin haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel olmadığı-
3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde ''Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur." düzenlemesinin mevcut olduğu, bu düzenlemeye göre takip konusu alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesinde öngörülen avans faiz oranlarının uygulanmasının gerekeceği-
Haczedilen hesaptan gelen para ile dosya borcunun ödenmesinin haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel olmaması gerekeceği-
Şikayetçi borçlu vekilinin 4706 sayılı Kanun gereğince haczin kaldırılması talebine ilişkin olumlu olumsuz karar verilmesi gerekeceği-