Alacaklının açıkça feragat etmediği sürece zamanaşımı süresi içinde tahsilde tekerrür olmamak üzere ilama dayalı eksik kalan asıl ve faiz alacağını ayrı bir takip yaparak talep edebileceği, alacaklının ayrı bir takip yapmasında yasaya uymayan bir yön bulunmadığı- Kamulaştırma bedelinin arttırılması ilamlarında olduğu gibi, kamulaştırmasız elatma ilamlarında da ilamın kesinleştiği tarihe kadar geçen dönem için ilam uyarınca yasal faiz, kesinleşme tarihinden sonraki dönem için ise, 17.10.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4709 sayılı Kanunla değişik Anayasa'nın 46/son maddesi hükmü uyarınca, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği-
İhtiyati haciz kararına yapılan itirazın sonucu araştırılarak, derdest ise bekletici mesele yapılması gerekeceği-
Gelir vergisi kesintisine tabi alacaklar 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde düzenlenmiş olup, takip konusu hiç bir alacağın gelir vergisinden istisna tutulan alacaklardan olmadığı-
Temyiz itirazları reddedilen şikayet sebepleri dışındaki diğer tüm şikayet sebeplerinin tek tek incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Takip konusu ilam hükmünün, taraflar yönünden karşılıklı edimleri içerdiği, hisse senetleri teslim borçlusu aleyhine takip yapılması para borçlusunun borcunun faizinin başlangıç tarihini tesbitte önem arzettiğinden yasaya aykırılığın bulunmadığı, kendi edimini yerine getiren tarafın karşı taraftan edimini yerine getirmesini isteyebileceği-
Hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsaması gerekeceği-
Kal'e ilişkin davalar sonunda verilen kararların kesinleşmeden icrası ve daha sonra hükmün bozulması halinde, telafisi imkansız zararların meydana geleceği nazara alınarak, bu konuda verilen kararların kesinleşmeden icra edilemeyeceğinin kabul edilmesinin gerekeceği-
25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 20/5-c maddesinde "Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak bu Kanun'un yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz ve bu kararlar ile idare aleyhine hükmedilmiş yargılama gideri ve vekalet ücreti bulunması halinde bunlar talep edilemez" hükmü olup, takip dayanağı ilamın tebliğ tarihinin anılan Yasa'nın yayım tarihi olan 25.02.2011 tarihinden önce olduğu, alacaklı idare lehine ilamda hükmedilmiş yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsiline engel teşkil etmediği-
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceği-
Şikayetçilerin bankaya borcun belirtilen miktar kadar olmadığı itirazlarının İcra Mahkemesi'nce değerlendirilip karara bağlanması gerekeceği-
