Karar kesinleşinceye kadar her aşamada feragat mümkün olup, karar ortada durdukça mahkemenin davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar vermesinin mümkün olmadığı-
Takip konusu borç, kredi sözleşmesinin asıl borçlusu hakkında yürütülen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi kapsamında asıl borçlu tarafından ödenmiş ve alacaklı bu nedenle şikayetçi kefiller hakkında yürütülen genel haciz yolu ile ilamsız takip dosyasının kapatılmasını ve hacizlerin fekkini talep etmişse de; alacaklı açıkça takipten feragat etmediğinden şikayetin esasının incelenmesi gerekeceği-
İhalenin muhammen bedel miktarınca satılması halinde şikayetçiye düşecek bedel bulunmadığından, icra müdürlüğünce şikayetçinin teminatsız olarak ihaleye kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı-
Borçlu adına tebliğ edilmiş bir icra emri varken, bu icra emri iptal edilmeden yenisinin çıkarılamayacağı, bu husustaki şikayetin bir hakkın yerine getirilmemesinden kaynaklı şikayet niteliğinde olup İİK'nun 16/2 maddesi uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu-
Sonradan tapu iptal ve tescil kararına dayalı olarak taşınmazın maliki olan 3. kişinin, haczin kaldırılması için, genel mahkemede mülkiyet hakkına dayalı olarak dava açması gerekeceği-
6552 sayılı Yasa ile değişik 5393 sayılı Kanunun 15/son maddesi 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, hacizler bu maddenin yürürlük tarihinden önce konulmuş olsa da belediye tarafından hacizlerin kaldırılması için borca yetecek kadar malları icra müdürlüğüne bildirmesi ve bu mallar üzerine haciz konulmasını talep etmesi durumunda önceki haciz konulan malların üzerindeki haczin kaldırılmasının istenemeyeceği-
Mahkemece, kıdem tazminatı, fazla mesai ücret alacağı ve genel tatil ücreti alacağı yönünden, tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması gerekirken, sadece bir bankanın faiz oranlarını esas alan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulamasını bozmayı gerektireceği-
Dosya borcunun, ihtiyati haciz kararına dayalı olarak yapılan haciz işlemi sırasında borçlu tarafından ihtirazi kayıtla ödenmiş olmasının borçlunun itiraz ve şikayetlerinin incelemesine engel teşkil etmeyeceği-
Adi ortaklıklarda, ortakların borçlarından dolayı takip yapılması halinde, ortağın ancak kar payı veya tasfiye payına haciz konulması mümkün olup, tüzel kişiliği bulunmayan ortaklığa ait bir mal veya alacak üzerine haciz konulamayacağı, adi ortaklığın ortaklarından olan borçlu, adi ortaklık yönünden üçüncü kişi sayılamayacağından adi ortaklığın alacağına yönelik şikayette hukuki yararının bulunduğu-
Borçlu şikayet dilekçesinde, kendisine yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüzlüğünü ileri sürmediği halde, mahkemece borçlunun şikayet dilekçesinde dayandığı vakıaların dışına çıkılıp, kamu düzeniyle ilgili olmayan, re'sen dikkate alınacak hususlar kapsamında da bulunmayan; "satış ilanının borçluya tebliğ edilmemesi" nedenine dayalı olarak ihalenin feshine karar verilmesinin doğru olmadığı-
