İlamda herhangi bir akitten söz edilmediğinden akdi faiz yönünden ilamın infaz kabiliyeti olmadığı-
Takip tarihi itibariyle takip dayanağı yapılan ilam geçirdiği aşamalar sonucunda şikayetçi borçlu hakkında kamu davasının zamanaşımı nedeni ile düşmesine karar verilmiş ve bozma sonrası takip tarihinden önce hükme bağlanan kararda "...TL maddi tazminatın, hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanıklar ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile katılana verilmesine" şeklinde açık hüküm kurulmuş olup, şikayetçi hakkında mahkumiyet hükmü bulunmadığı adının da tazminat sorumluları içinde sayılmamış olması nedeniyle ilamdaki tazminattan da sorumlu olduğunun düşünülemeyeceği ve bu nedenle borçlu hakkındaki takibin iptaline yönelik talebin yerinde olduğu-
Gayrimenkule ve buna ilişkin aynı haklara ilişkin hükümlerin kesinleşmedikçe icra edilemeyecekleri; buna karşılık gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel "şahsi" haklara yönelik) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmesine gerek olmadığı- Takip dayanağı ilamda ayni hakka ilişkin ihtilaf bulunmadığı, gayrimenkul üzerindeki kira ilişkisinin tartışıldığı, şahsi hakka ilişkin söz konusu ihtilaf çözümlenerek sonuca ulaşıldığı görüldüğünden ilamın kesinleşmeden takibe konulabileceği-
Takip konusu alacağın şikayete konu taşınmazın alımından kaynakladığından borçlunun haline münasip evi olduğundan bahisle haczedilmezlik iddiasında bulunma hakkının doğmadığı-
Borçlunun aleyhine başlatılan takibin iptaline ilişkin bahse konu şikayet hakkında inceleme ve karar verme görevinin İcra Mahkemeleri'ne ait olduğu-
Adi ortaklığın aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmadığından, takibin veya davanın bütün ortaklar aleyhinde açılmasının zorunlu olduğu, taraf ehliyetinin kamu düzeninden olup mahkemece kendiliğinden göz önüne alınması gerekeceği-
İİK'nun 89. maddesinde düzenlenen "haciz ihbarnamesi" gönderilmesi alacaklının talebi ile icra müdürlüğünce yerine getirilmesi gereken bir müessese olup, icra memurunun alacaklının söz konusu isteminin yerine getirilmesi konusunda bir taktir hakkının bulunmadığı, kaldı ki üçüncü kişinin, haciz ihbarnamesine itiraz etme hakkına da sahip olduğu-
Borçlunun takibe konu kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşmede, tüketici kredisi olduğuna dair bir ibarenin geçmediği, ihtarnamede, taksitli ticari kredi hakkında takip yapıldığının belirtildiği anlaşıldığından, sözleşmenin 4077 s. TKHK'un 10. maddesi kapsamında "tüketici kredisi" niteliğinde olmadığı-
Aile Mahkemesinin kararı ile N..... adına kayıtlı hissenin tüm birikmiş site aidat borçlarıyla birlikte M... tarafından ödenmesine karar verilerek, bu hükmün uygulanması kararın kesinleşmesi koşuluna bağlı kılınmışsa da, takip konusu borç anılan ilamın kesinleşme tarihinden öncesine tekabül ettiğinden sözkonusu kararın takip konusu alacak yönünden uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı- Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı ile N....'ın yaptığı itirazın iptaline karar verilip kesinleştiği görüldüğünden, göre söz konusu karar uyarınca şikayetçi N... hakkında takip yapılmasında ve haciz uygulanmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Düşen hacizlerle ilgili 103 tebligatları sonradan yapılan hacze yönelik meskeniyet şikayetinin incelenmesinde esas alınamayacağı- Düşen hacizler nedeniyle önceden haczedilmezlik şikayetinde bulunulmamış olsa da, haczin yenilenmesi üzerine haczedilmezlik şikayetinde bulunulabileceği-