"Temlik alacaklılarının ilamlı takip yapamayacağı" yönündeki şikayet ile "takas mahsup talebi"ne yönelik şikayetin aynı konuda olmadığı-
İcra takibine, asliye ticaret mahkemesince itirazın iptaline karar verilen meblağ üzerinden devam edilebileceği- Temlik edenin takipte alacaklı sıfatı kalmadığından temyiz dilekçesinin reddedilmesi gerektiği-
Borçlu tarafından yatırılan paranın ancak alacaklı tarafından tahsil edilebildiği tarih ödeme tarihi sayılıp paranın dosyaya girdiği tarih teminat olarak sayılacağından ödeme tarihine kadar dosya alacağına faiz ve masraf hesaplanabileceği-
Haciz tarihinde takipte taraf olmayan üçüncü kişi adına kayıtlı olan taşınmazın, borçlunun borcu için haczinin mümkün olmadığı- Haciz tarihi itibari ile yürürlükte olan İİK. mad. 106'de öngörülen iki yıllık yasal sürede satış istenmiş olup, değişen Daire içtihatlarına göre, sürenin hesabında hacizden itibaren ilk satış talebinin tarihi esas alınacağından, haczin düşmemiş olacağı ve ilk haciz geçerli olup, şikayetçi üçüncü kişi taşınmazı bu hacizle yükümlü olarak satın almış olduğundan, haczin kaldırılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Takip talepnamesinde, sosyal yardım alacağı için talep edilen işlemiş faiz oranının, bilirkişi raporunun "hesaplanan" bölümünde yer alan faiz miktarı esas alınarak aşılamayacağı-
1983 yılından sonraki el koymaya ilişkin kamulaştırmasız el atma bedellerine ilişkin dava ve takiplerde mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretlerinin maktu hesaplanmasının söz konusu olmadığı; nispi olarak belirlenmesi gerektiği-
Borçlunun yaptığı kısmi ödemeye rağmen bakiyenin fahiş olduğunu ileri sürüp alacağın ilama uygun olarak bilirkişi aracılığıyla belirlenerek yapılan ödemenin de mahsubunu istemesinin şikayet niteliğinde olup hakkında karar verilmesi gerektiği-
Takip tarihi 30.12.2011 olup, 6552 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önce olduğundan 6552 sayılı Yasa ile 5393 sayılı Yasa'nın 15/son maddesine eklenen ek fıkra hükümlerinin uygulanamayacağının kabulü gerekip hacizlerin kaldırılmasına karar verileceği-
Takip tarihi 6552 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önce olduğundan 6552 sayılı Yasa ile 5393 sayılı Yasa'nın 15/son maddesine eklenen ek fıkra hükümlerinin uygulanamayacağı-
Borçlunun, kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin düzeltilmesi için icra mahkemesine başvurmasının “şikayet” niteliğinde olduğu, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince şikayetin öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılmasının zorunlu olduğu-
