Davalıya gönderilen üçüncü haciz ihtarnamesi tebliği tarihinde menfi tespit davaları zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmadığından, başvurunun işleyen süreleri durdurmayacağı-
Üçüncü kişinin elindeki bir paranın İİK’nın 89. maddesine göre değil de, taşınır hacizlerine ilişkin 88. maddesine göre haczedilmesinde, tıpkı taşınırlarda olduğu gibi, paranın somut olarak üçüncü kişi elinde mevcut olması gerektiği, henüz mevcut olmayan bir paranın taşınır hükümlerine göre haczine yasal olanak bulunmadığı, bu bakımdan üçüncü şahıstaki para alacağının da anılan 110. madde hükmüne kıyasen hacizden itibaren 6 aylık süre içerisinde icra dosyasına celbinin istenmesi gerektiği, aksi halde haczin düşeceği-
İİK 89/4 hükmünde yer alan tazminatın konusunun, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarar olduğu- Bu davada, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı takip alacaklısının ispat etmesi gerekeceği- Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK'nın 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebileceği- Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmesi gerekeceği-
İİK'nın 89/4. maddesindeki tazminatın konusunun, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zararın tazmini olduğu- Bu davada, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı takip alacaklısının ispat etmesi gerekeceği- Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK'nın 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebileceği-
7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen CMK'nun 286/2-d uyarınca; İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı-
7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen CMK'nın 286/2-d uyarınca; ilk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, İlk Derece Mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı- İİK 89/4 maddesi uyarınca talep edilen tazminat istemine yönelik olarak nisbi harç yatırılmamış olduğundan, harç noksanlığının tamamlattırılıp delillerin değerlendirilmesi gerektiği- Haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için her iki tarafa ait tüm ticari defter ve belgeler ile birlikte banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 89/1. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun 3. şahıs şirketten kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilmesi gerektiği-
Takip dayanağı ilamda, hakikate muhalif beyanda bulunmak suçuna ilişkin mahkumiyet kararı ile birlikte İİK'nın 89/4 maddesi uyarınca tazminata hükmedildiği, takip tarihi itibari ile dayanak ilamın kesinleşmediği anlaşılmış olup, uyuşmazlığın şikayet tarihi itibari ile değerlendirilmesi gerektiğinden dayanak ilamın kesinleşmeden infazının mümkün olmadığı, o halde, İlk Derece Mahkemesinin şikayetin kabulü ile takibin iptaline ilişkin kararın yerinde olduğu-
Her ne kadar şikayetçi tarafından 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği ileri sürülmüş ise de; şikayet dilekçesinde 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğine ilişkin bir usulsüzlük iddiası bulunmadığı görülmekle, şikayetçi 3. kişiye 3. haciz ihbarnamesi 15.02.2021 tarihinde tebliğ edildiğinden, şikayete konu 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine de en geç bu tarihte muttali olunduğunun kabulü gerekeceği-
Üçüncü kişinin itiraz dilekçesini iadeli-taahhütlü olarak icra dairesine gönderdiği, icra memurunca bu dilekçesinin teslim alındığına ilişkin düzenlenen alındı belgesi üzerinde icra memurunun ad-soyadı, sicil numarası ve elle yazılmış tarih bulunduğundan ve bu tarih PTT Müdürlüğünce verilen cevap ile teyit edildiğinden, haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmiş olduğu, "şikâyetçi üçüncü kişinin takip dosyasına borçlu olarak eklenmesi işleminin kaldırılmasına ve uygulanan hacizlerin fekkine karar verilmesi" gerektiği- İlk derece mahkemesince verilen direnme kararının yerinde olduğu-
3. kişi ............ Konut Yapı Kooperatifi'nin, dava dışı borçlu ............ Konut Yapı Kooperatifi'ne, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 11.02.2016 tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için her iki tarafa ait tüm ticari defter ve belgeler ile 2016 yılına ait ticari defterlerle birlikte banka hesapları ile asıl borçlu ve 3. şahıs arasında düzenlenen protokol hükümleri de dikkate alınarak, her iki tarafın 2016 yılına ait defter kayıtlarını oluşturan defter ve belgelerin üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun davalı 3. şahıstan kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri yerine, yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
