E.tmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istekli davalarda dava değerinin her üç isteğinin toplamından ibaret olacağı-
Davanın devamı sırasında elatma olgusuna son verilmesi halinde elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin konusuz kalacağı açıktır. Bu durumda mahkemece savunmanın gerçekliğinin araştırılıp saptanması ve sonucuna göre gerçekten elatmaya son verilidiğinin anlaşılması halinde elatmanın önlenmesiyle yıkım istekleri hakkında dava konusuz kalacağından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, savunma doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm tesisi doğru olmayacağı-
Mahkemece bilirkişilerce belirlenen taşınmazın değeri üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken sadece ecrimisil bedeli esas alınmak suretiyle karar ve ilam harcı alınmasının, eksik harcı tamamlanmadığı halde dava konusu taşınmazların değeri ve kabul edilen ecrimisil miktarının toplamı üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle neticeye gidilmiş olmasının doğru olduğunun söylenemeyeceği-
R.lı gibi bir yerde 3084.11 metrekarelik taşınmazın değerinin Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini belirleyen miktarda olamayacağının açık olduğu, davalı 3. kişi konumunda bulunduğundan davanın sübut bulması halinde mutlak el atmaya karar verileceği, kaldı ki, mahkemece muhdesat değeri keşfen belirlendiği halde el atılan zemin değerinin de keşfen belirlenmediği, görev kuralının kamu düzeni ile ilgili olup, taraflar ileri sürmeseler dahi re’sen gözetilmesi gerekli bir ilke olduğu-
Mahkemece dava konusu taşınmazın, 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla belirlenen veya belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre değerlendirilmesinin ve ayrıca 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa’nın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasa’nın 36. maddesine bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı hususunun da gözetilmesinin gerekeceği-
Toplanan delillerden; çekişme konusu 88 ve 89 numaralı bağımsız bölümlerin davacıya ait olduğunun kayden sabit olduğu, davacının, Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesine göre mülkiyet hakkına dayalı olarak istekte bulunduğu, bu durumda görevli mahkemenin taşınmazların değerine göre belirleneceği ve uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulama yerinin bulunmadığı-
Davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün olduğu, bu tür bir davada, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından ibaret olacağı-
Mahkemece, öncelikle tüm paydaşları bağlar biçimde binanın kullanımı açısından fiili kullanım biçiminin oluşup oluşmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanmasının, tarafların göstereceği delillerin toplanıp sonucu uyarınca karar verilmesinin gerekeceği-
E.tmanın önlenmesi, ecrimisil-
