Muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın ortaklığının giderilmesi için açılmış ve görülmekte olan bir dava bulunması halinde muhdesatı meydana getiren malik veya paydaşların bu olgunun tespiti istemiyle dava açmaları halinde hukuki yararın var olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, temyize konu olan bu davada taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı gibi taşınmaz ve muhtesatın kamulaştırmaya konu olduğuna dair herhangi bir iddia, savunma, bilgi ve belge de bulunmadığı dikkate alındığında, davacının muhdesatın tespiti davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı-
Dava konusu edilen ve kadastroca tespit dışı bırakılan taşınmaz bakımından davacının tutunduğu tapu kaydının kadastro geçmekle işleme tabi olma özelliğini yitirdiği ve 3402 sayılı Yasanın 12/4 maddesi uyarınca delil durumuna düştüğü, taşınmazın bu hali ile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer niteliği taşıyıp, bu gibi yerler için kadastrodan önceki tapu kaydına dayanılarak açılan elatmanın önlenmesi davasının dinlenmesine yasal olanak bulunmadığı-
Davacının kullanımına bırakılan su isale hattına izni dışında davalı tarafından bağlantı yapılarak su kullanılması nedeniyle elatmasının önlenmesine ve davalının bu eylemi nedeniyle oluşan zararın tazminine-
Davanın, dava ön şartının yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği gözetildiğinde davalı lehine hükmedilecek avukatlık ücretinin hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekeceği-
Davalı müflis şirketin iflasına karar verildiği, iflas kararının kesinleştiği, iflasın açıldığı ve dava konusu geminin müflis şirketin haczedilen malları arasında olup iflas masasına dahil olduğu, iflas idaresinin denetimine girdiği, iflas açıldıktan sonra da iflas idaresinin denetiminde olduğu, davacı 3.kişinin, gemiyi iflas idaresinin denetimi altında iken meydana gelen yangın ve sonrası yangın masrafları için hükümet tarafından gemiye el konularak ihale yolu ile satın aldığı, davacının iflas açıldıktan sonra doğan maddi olgulara dayanarak istihkak iddiasında bulunduğu bilinerek, İİK. mad. 184 'e göre iflas açıldıktan sonra ne iflas masasına giren mallar nede müflis aleyhine istihkak davası açılamayacağı hak ve alacakların masadan istenmesi gerektiği, davacının mülkiyet iddiası iflas idaresi tarafından kabul görmediğinden TMK. mad. 683 kapsamında genel mahkemelerde dava açılması gerektiği-
Birleştirilen dosyalarda 05.06.2013 ve 11.06.2013 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi ve yıkım-
Sözleşme içeriğinden taşınmazın yükleniciye satıldığı yönünde bir açıklama ve beyan bulunmadığından davalının taşınmazı haklı nedene dayalı olarak kullandığından söz edilemeyeceği-
Malikin taşınmazı üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarruf yetkilerine sahip olduğu, her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava edebileceği-
Yıkım istekli davalarda yıkılması istenilen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz malikleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan tümünün davada yer almasının zorunluluk olduğu-
Çekişme konusu taşınmazdaki daireleri hangi davalının ne şekilde tasarruf ettiğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması, davacıların dava konusu taşınmazda kullandığı veya kullanabileceği bir bölüm bulunup bulunmadığı hususunda araştırma ve inceleme yapılması hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-