İtirazın kaldırılması isteminde, mahkemece davacı lehine alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiş ise de, 6352 Sayılı Yasanın 12.maddesi ve aynı yasanın 38.maddesi ile 2004 Sayılı İİK.'na eklenen geçici 10.maddesi nazara alınarak, takip tarihi olan 02.12.2011 tarihi itibarı ile davacı lehine %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-
Kiralananın tahliyesi isteminde, ret gerekçesi davanın esasına ilişkin olduğundan davalı borçlu kefil yararına talebi doğrultusunda takip konusu edilen asıl alacak miktarı üzerinden İcra İflas Kanunu’nun 68/son maddesi hükmü gereğince icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekeceği-
İİK.’nun 68. maddesini değiştiren 6352 sayılı Yasa 04.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, takip tarihinde %40 inkar tazminatı yürürlükte olduğundan, icra mahkemesince %40 yerine %20 oranında tazminata hükmedilemeyeceği-
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde takibin haksız ve kötüniyetli yapıldığından bahisle, icra tazminatı ile avukatlık ücretinin davacıdan tahsil edilmesini talep ettiği, davalının her iki talebi ile ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı-
İtirazın kaldırılması isteminde, davacının İİK'nun 68/1. maddesinde sayılan bir belgeye dayanmadan icra mahkemesinden itirazın kaldırılması talebinde bulunamayacağı-
İcra takibinde ödenmeyen üç aylık kira parası üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece iki aylık kira parası üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
İİK.’nun 63. maddesi uyarınca borçlu-kiracının “itirazın kaldırılması” duruşmasında alacaklı-kiralayanın dayandığı senet (kira sözleşmesi) metninden anlaşılan itiraz sebepleri dışında, itiraz sebeplerini değiştirip genişletilemeyeceği-
İtirazın kaldırılması ve tahliye isteminde, davacı alacaklı icra takibini yasanın yürürlüğe girmesinden önce 11.5.2012 tarihinde başlattığına göre alacağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği-
İcra müdürlüğünce düzenlenen ve davalıya gönderilen ödeme emrinde verilmesi gerekli olan otuz gün ödeme süresi yerine, yedi günlük ödeme süresi verildiğinden, Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi gereğince temerrüde düşürülmesi için davalıya yasal ödeme süresi verilmediğinden, bu koşulları taşımayan ödeme emrine dayalı olarak tahliye kararı verilemeyeceği-
Süresinde yapılmayan itiraz takibi durdurmayacağından, bu durumda takip kesinleşmiş olacağından ve davacı-alacaklının itirazın kaldırılmasını istemekte hukuki yararı bulunmayacağından bu durumda alacaklı-kiralayan tarafından ileri sürülen itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
