Davacılar miras bırakanlarının paydaşı olduğu çekişmeli taşınmazlarda ve tüm tedavüllerinde gerek bizzat gerekse davalılardan birine verilen vekaletnamelerle yapılan işlemlerin ve vekaletnamelerin geçerli olmadığını, sahteciliğin söz konusu olduğunu iddia ettiklerinden; bizzat işlem yapılanlar bakımından akit tanıkları; vekaletnamelere istinaden işlem yapılan taşınmazlara ilişkin olarak da vekaletname tanıkları; akitlerdeki ve vekaletnamelerdeki fotoğraflar da gösterilmek suretiyle dinlenilerek; ayrıca imza, parmak izi konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak, anılan akitlerin ve vekaletnamelerin davacıların miras bırakanı tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekeceği-
Kural olarak tapu iptali davalarının kayıt malikine, onun ölümü halinde mirasçılarına karşı açılacağı, her davanın açıldığı andaki koşullara göre değerlendirileceği, davanın açıldığı tarihte kayıt maliki ölü olup, aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan mirasçılık belgesine göre tek ve yasal mirasçısı olduğundan davanın ona yöneltilmesinin doğru olduğu-
Kadastral parselin imar uygulaması ile hangi parsellere gittiğinin keşfen saptanması, bu parsellerin maliklerine husumet tevcih edilerek dava açılıp onlaran huzuruyla davanın görülmesi ve ondan sonra sicilin yolsuz tescil durumuna düştüğü belirtilerek imar sicil kayıtlarının iptali ile kadastral parselin geometrik ve mülkiyet durumunun ihyasına karar verilmesi gerekeceği-
Terekeye dahil bir taşınmaz için bir veya birkaç mirasçının tek başına üçüncü kişilere karşı tapu iptali ve tescil davası açamayacağı-
Sicil kaydında meydana gelen hatanın sulh hukuk mahkemesinin kararının infazı sırasında tapu sicil müdürlüğünün işleminden kaynaklandığı, bu durumda tapu iptal ve tescil hakkında kurulacak hüküm sicil kaydı üzerinde bulunan dava dışı gerçek kişilerin paylarını da etkileyeceğinden bu kişilerin mutlak suretle davada yer almaları gerekeceği-
Mahkemece; dava konusu parsellerin tarafların miras bırakanlarından kalıp kalmadığı kalmış ise yöntemine uygun biçimde tüm mirasçıların katılımıyla yapılmış bir tereke paylaşımının olup olmadığı hususları, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak saptanması, tereke malı olduğunun anlaşılması halinde davacının veraset belgesindeki miras payı esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Hile her türlü delille isbat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılmasının da hiç bir şekle bağlı olmayacağı-
Tarafların evliliği hukuken devam ettiğine göre, mal rejimi sona ermemiş olup, davanın görülebilirlik koşulunun gerçekleşmemiş olduğu ve mahkemece birleşen katkı payı alacağı reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı- Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda genel mahkemelerin görevli olacağı-
Kooperatif adına kayıtlı bir daire için tapusunun iptal ve tescilinin istenebilmesi için bu hisseye yönelik tüm ödemelerin yapılmış olduğunu, hiçbir borcu kalmadığını ve diğer daire sahipleri ile eşit ödemede bulunulduğunun ispatlanması gerekeceği-
Sicil kaydı iptal edilen dava konusu taşınmazlar yönünden, Kaydın dayanağını teşkil eden idari işlemin iptal edilmesiyle, sicil kaydının TMK.'nun 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği ve sicilin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
