Ödeme dekontlarının bono tanzim tarihinden sonraya ait olması halinde, davalının ödemenin başka bir hukuki ilişki sebebiyle yapıldığı iddiasını kanıtlamadıkça dekontların bonoya ilişkin ödeme belgesi olduğunun kabul edilmesi gerekeceği-
Bilirkişi raporunun inceleme bölümüyle değerlendirme bölümü arasındaki çelişki giderilmeden menfi tespit davası hakkında karar verilemeyeceği-
Tebliğ memurunun ad ve soyadının yazılı olmaması halinde, tebliğ işleminin usulsüz olacağı- Takipten önce açılan menfi tespit davasında verilen tedbirde; çekin takibe konu edilmemesi yönünde bir karar mevcut olmadığından, sadece yapılacak icra takibinin durdurulması yönünde bir karar bulunduğundan mahkemece şartları varsa durdurma yönünde bir karar verilmesi gerekirken takibin iptali yönünde hüküm tesis edilemeyeceği-
Dava, bonodan dolayı menfi tespit istemine ilişkin olup H.M.K.nın 201 ( H.U.M.K.md.290 ) maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülebilecek her türlü iddianın senetle ispat zorunluluğu olması gerekeceği-
İtiraz incelemesinden önce tarafların usulen davet edilip gelmemeleri halinde dosya üzerinden karar verilmesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki menfi tespit davası-
Menfi tespit davasında, bilirkişi raporuna itiraz edildiğinde itirazdaki tüm iddiaların üzerinde durularak ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporu alınması ve buna göre karar verilmesi gerekeceği-
Menfi tespit istemine ilişkin davada, dava konusu malın imalatı kabule icbar edilemeyecek nitelikte ayıplı ise davacının bedel ödemek zorunda olmaması gerekeceği-
Bilirkişi raporlarında, davaya konu faturanın bizzat davacının kendi defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davacının usule uygun tutulmadığından sahibi aleyhine delil niteliğindeki defterlerinde kayıtlı fatura bedelini ödediğine dair bir delil de sunamamış olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekeceği-
İ.İ.K.nın 72/5. maddesi uyarınca, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine, takip konusu alacağın yüzde kırkından (şimdi %20) az olmayacak şekilde, uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilmesi gerekeceği-