Takibe konu çekle ilgili olarak dava kapsamında aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuna göre çekteki ciranta imzasının davacıya ait olup olmadığı saptanamadığından ve davacının istemine konu kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığından bahisle "davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitiyle ve tazminat isteminin reddine" karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu icra takibi kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip olup, bu takipte çıkarılan ödeme emrinin tebliğinden yaklaşık 3 ay sonra yapılan haciz sırasında tutulan haciz tutanağındaki "borcu ödeyecek gücüm yoktur" beyanının borcun kabulü anlamına geldiğinin ve haciz tehdidi ile verilmiş bir beyan olmadığının kabulü gerekeceği-
Davaya ve takibe konu bononun borçlu kısmında dava dışı şirketin kaşesi ve iki adet imzanın bulunduğu, dava dışı şirketin yetkili temsilcisi olan davacının attığı ikinci imzanın yeni TTK’nun 701/3’e göre aval niteliğini taşıdığı, davacının şahsen sorumluluğunun bulunduğunun kabulü ile davanın reddine karar verileceği-
Davalının tanzim tarihinde davacı şirket ortağının bono ile yaptığı takibe karşı davacı aynı güçte bir delil sunamadığından davanın reddine karar verileceği-
Davalı takip alacaklısının icra takibine geçmede kötüniyetli olduğu anlaşılamadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerekeceği-
Asliye Ticaret Mahkemesi kararının maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıdığından icra mahkemesini de bağlayacağı-
Senedin teminat senedi olduğuna dair ispat yükünün davacılarda olduğu, senede karşı senetle ispat gerektiği, davacının yaptığı ….TL ödemenin senede karşı yapılmış olduğunun ispatlanamadığı ve iddia edilen … TL ödemeye ilişkin delil sunulmadığı ve ticari defterlerde senede, davalı tarafından sunulan faturalara, ödemelere rastlanılmadığından davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Ciro yoluyla hamil faktoring şirketi davacı (keşideci) ve diğer davalı (lehtar) hakkında icra takibi başlatmış olup, sahtecilik iddiası mutlak defi olarak herkese karşı ileri sürülebileceğinden, diğer davalı lehtar gibi hamil faktoring şirketine aleyhine de menfi tespit davası açılabileceği, husumet yönünden red kararı verilemeyeceği-
Borçlunun İİK’nun 72/3. madde koşullarında menfi tespit davası açması halinde alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebileceği- Borçlunun, Mahkemece tayin edilen teminattan ayrı olarak icra müdürlüğüne talep anına kadar icra dosyasında ferileri ile birlikte hesaplanan dosya borcunun tamamını karşılar ve her an paraya çevrilebilir muteber kesin banka teminat mektubu vermesi halinde alacaklı tarafından takibe devam edilemeyeceği-
