Takip tarihi itibariyle, davacının tazminatlar ve işlemiş faiz borcunun bulunduğu ve bu miktarın da davacı tarafından takipten sonra alacaklıya ödendiği; borcun yargılama sırasında ödenmiş olması sebebiyle, davanın istirdat davasına dönüşmüş olduğu-
Adli Tıp Kurumu raporunda, dava konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, mahkemece, konusunda uzman kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden imza incelemesi yönünden yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekeceği-
Açığa düzenlenen senetlerin aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispat yükünün davacıda olacağı-
Davacının iddiasını HMK'nun 200 ve devamı maddeleri gereğince yazılı belge ve yasal delillerle kanıtlaması gerekeceği-
Dava, kira sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup 21/07/2011 tarihinde açılmış olduğundan olaya 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun göreve ilişkin 8. maddesi hükmünün uygulanması gerekip dava tarihi itibariyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerekeceği-
Teminat senetlerinin, teminat altına alınan mallar teslim edildiğinde teminat işlevlerini yitirecekleri-
Menfi tespit davası hakkında, iş mahkemesinde açılan hizmet tespiti ve alacak davasının kesinleşmesinin beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
6100 Sayılı Yasanın 4/a maddesinde, kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekeceği-
Davacılar "takibe konulan senetle ilgili davalıya borçlu olmadıklarını" usulüne uygun delillerle ispat edemediklerinden, açılan menfi tespit davasının reddine karar verileceği-