4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Kanun’un 10. maddesinin, 3. fıkrasının, son cümlesi, "Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez." hükmüne göre, asıl borçlu ve kefil olan davacı aleyhine birlikte icra takibi yapmış olup, davalı bankanın davacı kefilden henüz alacağını talep etme hakkının yasal olarak doğmadığının kabulünün gerekeceği-
6762 sayılı TTK'nın 690. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanunun 590'ncı maddesi uyarınca; davalının bonodan dolayı şahsi sorumluluğu söz konusu olduğu gibi, şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu ikinci imza, aynı Yasa'nın 612'nci maddesi uyarınca aval olarak kabul edilmesi ve bu imza sahibinin borçtan avalist sıfatıyla da şahsen sorumlu olması gerekeceği-
Kaçak elektrik kullanımı nedeniyle açılan menfi tespit davasında, alınan bilirkişi raporları arasında çelişki varsa, çelişkinin giderilmesi için önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik konusunda uzman bilirkişi kurulu marifeti ile alınan raporlardaki çelişkileri de giderecek biçimde rapor alınarak, hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesis edilmesi gerektiği-
Kaçak elektrik kullanımı nedeniyle açılan ceza davasında, asliye ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararının hukuk davasında kesin delil olarak değerlendirilemeyeceği, bilirkişi heyetinden davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği alacak miktarının hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınması gerektiği-
Kaçak elektrik kullanımı nedeniyle açılan menfi tespit davasında, faturada belirtilen gecikme zammı dikkate alınmamış ise bilirkişiden gecikme zammının hesaplanması konusunda yeniden rapor alınması, davacının dava tarihi itibariyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği borç miktarının bu şekilde yeniden hesaplatırılması gerektiği-
Faktoring şirketlerinin çek ve faturaları alırken faturalardaki malların teslim edilip edilmediğini araştırma yükümlülüğünün olmadığı-
Takip konusu kambiyo senetlerinde lehtar davalının ciro imzasının bulunmadığı, davalının üzerinde alacaklı ve borçluluk sıfatlarının birleştiği gözetilerek karar verilmesi gerekeceği-
Menfi tespit davası sürerken haciz baskısıyla yapılan ödemelerin geri alınabileceği-
İcra takibinden sonra yapılan ödemelerin icra safhasında nazara alınacağı-