Açılan menfi tespit davasında, davacı ile davalı sulh ve feragat anlaşması yaptığından, davalı hakkındaki dava konusuz kaldığından davacı yararına bu hüküm yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı-
Somut olayda davalı, davacı hakkında yanlış takip yaptığını belirterek, davadan sonra davacı aleyhindeki takipten vazgeçtiğine göre, dava tarihi itibariyle davacının davalı aleyhine işbu davayı açmakta haklı olduğu-
Bonoda 'nakden' kaydı yazılı olmasına rağmen, davalı-alacaklı C. savcılığındaki beyanında 'dava konusu senedin, davacıya satılan bilgisayar karşılığında düzenlendiğini' belirtmiş olduğundan, bu suretle senedin ihdas nedenini ta'lil etmiş olduğundan ispat külfetinin davalı-alacaklıda olduğu-
Davacı-borçlu mal beyanı dilekçesinde, hakkındaki takip nedeniyle borcunu açıkça kabul ve ikrar etmiş olduğundan, mahkemece kabul beyanı çerçevesinde, sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davanın, çeklere dayalı menfi tespit istemine ilişkin olduğu, dava konusu çeklerde davacı H. Kazancı keşideci, Yenidoğan Belediyesi lehtar durumunda olup, çeklerin arkasında ilk cironun İstanbul ili Yenidoğan Belediye Başkanlığı kaşesi üzerine atılan imza ile gerçekleştiğinin görüldüğü, bu durumda mahkemece belirtilen bu yönler üzerinde durulup araştırma ve inceleme yapılmasının gerekeceği-
Taşınmazın aynına ilişkin davaların taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiğinin, 6100 sayılı HMK'nun 12. maddesinde hüküm altına alındığı, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılması hakkındaki bu yetki kuralının, kamu düzenine ilişkin olup kesin olduğu, bu nedenle mahkemenin yetkili olup olmadığını kendiliğinden gözetmek zorunda olduğu-
Takibe ve işbu menfi tespit davasına konu dört adet senedin borç devam ettiği müddetçe, teminat vasfının devam edeceği gözetilmeden olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulünün yanlış olduğu-
Dava konusu bononun bono borçluları olan davacıların bilgisi ve rızası dışında tahrif edildiğinin anlaşıldığı menfi tespit davasının açılan ceza davasının kesinleşmemesi sebebiyle bekletici mesele yapılması gerekeceği-
Davacının müteselsil kefil olarak imzası bulunmayan daha sonraki tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinden sorumlu tutulamayacağı-
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtilen miktarın davalıdan tahsilinin istendiği, mahkeme tarafından; istenilen miktardan az bir miktarın hüküm altına alındığı, bu durumda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen reddedilen kısım üzerinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedileceği-
