Takibe konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin davada, öncelikle açılan ceza davasının sonucunun kesinleşmesinin beklenmesi gerekeceği-
İhtiyati tedbir kararı bulunmadığından ve böylece alacaklının alacağına kavuşmasının geciktirildiğinden söz edilemeyeceğinden İİK'nun 72/4 maddesinde öngörülen tazminat koşulları oluşmadığı halde davacının tazminatla sorumlu tutulmasının doğru olmadığı-
Mahkemece davacılar tarafından dosyaya sunulan 12.08.2009 tarihli belge ile ilgili olarak davalılara isticvap davetiyesi çıkarılarak belge altındaki imzaların davalılara ait olup olmadığının sorulup tespit edilmesi, imza inkarı halinde imza incelemesi yaptırılması ve bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda imzaların davalılara ait olduğunun saptanması halinde satışa konu iş makinesinin tarım kesiminde kullanılan bir makine olması sebebiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 22. maddesine göre ziraat odalarınca tescili gerektiği ve aynı Kanunun 20/d maddesi uyarınca tescilli araçların noterlerce yapılmayan her çeşit satış ve devirleri geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkesin aldığını aynen iade ile yükümlü bulunduğu hususları gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği-
Mahkemece, HUMK.nun 74. (HMK.nun 26.) madde hükmü de gözetilerek, taleple bağlılık kuralı çerçevesinde, davacının borçlu olmadığı miktar saptanarak menfi tespite hükmedilmesi gerekirken, davanın niteliği gözardı edilerek borçlu olunan miktar üzerinden olumlu tespit hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Takip dayanağı ilamın menfi tespit davasına ilişkin olup, Yargıtay Onama ilamına karşı karar düzeltme yoluna başvurduklarından kesinleşmediği bu nedenle menfi tespit ilamlarının kesinleşmeden takibe konulamayacağı-
6100 Sayılı HMK.nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. Maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmesi gerekeceği-
Ortaklığa ait borç nedeniyle, aralarında dava dışı şirketin de yer aldığı şirkete verilen bono senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istenilen davada, 3.kişinin davalı alacaklılara karşı tek başına dava açamayacağı ve adi ortaklığın diğer ortağı bulunan şirketin de (mecburi dava arkadaşlığı nedeniyle) davaya katılımının sağlanması gerektiği-
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile, kimlik paylaşım sistemindeki bilgilerin davacı şirket ile elektronik ortamda paylaşımının ücreti karşılığında yapacağı kararlaştırılmış olup, davacı davalının sözleşmeye aykırı olarak fazla ücret talebinde bulunması nedeniyleaçılan davada, taraflar arasındaki ihtilaf sözleşmeden ve sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanmakta olup, çözümünde sözleşme gözönünde tutularak yapılması gerekeceği-
Davalı, davacı hakkında yapılan icra takibinin konusunun araç bedeli dışında kalan ve kira sözleşmesinden kaynaklanan diğer alacaklar olduğunu savunmakta, mahkeme ise, sadece araç bedelinin davalı tarafından sigortadan tahsil edilmesi nedeniyle ve bununla sınırlı kalarak yaptığı değerlendirme sonucu hüküm kurmuş olduğundan davalının alacak kalemleri olarak beyan ettiği, davalıdan delil ve belgeleri sorulup, aralarında sigorta konusunda uzman bir bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi kurulundan alacağın varlığı konusunda rapor alınarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-