“Borçlunun borçlu olmadığını” duruşmada kabul etmiş olan alacaklı aleyhine mahkemece “inkar tazminatı” ve “para cezası”na hükmedilemeyeceği-
İcra mahkemesince borca itiraz üzerine yapılan yargılama sonunda alacaklı tarafından talep edilmiş olmadıkça, alacaklı lehine % 40 icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği-
İcra mahkemesince incelemenin ilk dilekçede ileri sürülen itiraz (ve şikayet) sebepleri ile sınırlı olarak yapılması gerekeceği, sonradan verilen ve ayrı bir itiraza (ve şikayete) konu olabilecek ek dilekçe nazara alınarak hüküm kurulamayacağı-
Borçlunun, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte tatilde olduğu, tatilden döndükten sonra 18/09/2008 tarihinde evrakı muhtardan aldığını, 21/09/2008 tarihinin Pazar gününe denk gelmesi nedeniylede 22/09/2008 tarihi itibariyle gecikmiş itirazlarını mahkemeye bildirdiği, mahkemece; davacının başvurusunun gecikmiş itiraz olarak kabul edilip, İİK'nun 65. maddesine göre inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği-
Yargılama sırasında, İİK.’nun 63. maddesi kapsamında bildirilmeyen itirazların temyiz incelemesi sırasında dikkate alınamayacağı-
“Şirket bedelinde tahrifat yapıldığı”na yönelik itirazın, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, bilirkişi incelemesi yapılarak sonuçlandırılması gerekeceği-
“Senette kendi isim ve imzalarının bulunmadığı”ndan bahisle ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluların itirazları aynı belgeden kaynaklandığından, her iki borçlu lehine mahkemece “tek” icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği -
Takipten sonra işleyecek faiz oranları dönem dönem (kademeli olarak) değişkenlik gösterdiğinden, bu faiz oranına süresi içinde borçlu tarafından itiraz edilmemiş olsa bile takip talebinde istenmiş olan faiz oranının kesinleşmiş olmayacağı, bu hususun süresiz şikayet konusu yapılabileceği- Borçlunun beş günlük itiraz süresi içinde, hakkında yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte istenmiş olan aylık %... faiz oranına (örneğin % 57, 70, 80 vb. gibi) itiraz etmemiş olması halinde, takip hukuku bakımından “takipten öncesi için talep edilen” faiz miktarının kesinleşmiş olacağı ancak, ”işleyecek faiz oranı”na borçlu tarafından ‘süresiz şikayet yoluyla” karşı çıkılabileceği, bu durumda, icra mahkemesince değişken avans faizi oranları Merkez Bankasından sorularak, alınacak bilirkişi raporu çerçevesinde “takipten sonrası için istenebilecek faiz oranı”nın saptanması gerekeceği-