Borçlu vekilinin “borcun olmadığı ve talep edilen faizin de yasaya aykırı olduğu”na ilişkin itirazının “borca itiraz” sayılacağı, mutlaka duruşmalı olarak incelenmesi gerekeceği, şikayete ilişkin İİK,’nun 18. maddesinin uygulanarak tarafların katılmadığı duruşmada karar verilemeyeceği, ”dosyanın işlemden kaldırılmasına” karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu ve alacaklının, mazeret bildirmeden “borca itiraz” duruşmasına gitmemeleri halinde mahkemece “dosyanın işlemden kaldırılmasına” karar verilmesi gerekeceği-
Genel yargılamada ileri sürülebilecek hususlardan olan “senetteki borçlu şirketi devralan muteriz şirketin, önceki şirketin borçlarından sorumlu olmayacağı” hususunun icra mahkemesinde tartışılamayacağı-
Borçlunun “borca itirazı” üzerine icra mahkemesince takip muvakkaten durdurulmuş ise itirazın reddi halinde borçlu aleyhine takip konusu alacağın % 40’dan (şimdi; %20'den) aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilebileceği (takip muvakkaten durdurulmamışsa böyle bir tazminata hükmedilemeyeceği)-
“Borca itiraz”ın kabulüne karar veren –ve alacaklıyı kötüniyetli bulan- icra mahkemesinin, ayrıca borçlu lehine %20’den az olmamak üzere tazminata da hükmetmesi gerekeceği-
Hamilin, cirantalar hakkında yapacağı takipte zamanaşımı bir yıl olduğundan, ciranta hakkında yapılmış olan takip kesinleştikten sonra, bir yıldan fazla süre dosya alacaklı tarafından işlemsiz bırakılmışsa, borçlunun başvurusu üzerine icra mahkemesince “icranın geri bırakılmasına” karar verilmesi gerekeceği-
Tahrifat iddiasının “borca itiraz” niteliğinde olduğu; icra mahkemesince İİK. 169/a maddesi kapsamında yapılan inceleme sonucunda “itirazın kabulüne” karar verilirken, borçlu mirasçılar lehine icra inkar tazminatı”na da hükmedilmesi gerekeceği-