Menfi tespit davasında hükmedilen ihtiyati tedbirden sonra talep edilen ihtiyati haciz yargılamasında, ilk geçici hukuki koruma kararı olan ihtiyati tedbirin dikkate alınmasının gerekeceği-
‘Çekteki ciro silsilesinin kopuk olması’ nedeniyle, mahkemece verilen ‘ihtiyati haczin kaldırılması kararı’nda bir usulsüzlük bulunmadığı–
Çekin arka yüzünde yasal süresinde muhatap bankaya vekaleten çekin ibraz edildiği başka bir banka tarafından verilmiş olan ‘karşılıksız şerhi’ uyarınca bu çeke dayanılarak mahkemeden ihtiyati haciz kararı istenebileceği–
Kendisine lehtar tarafından ciro edilmemiş çeke dayalı olarak, çek hamili lehine mahkemece ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği–
Alacaklı tarafından ‘muaccel bir alacağın varlığı konusunda mahkemede kanat oluşmasını sağlayarak delillerin ibraz edilmemiş olması halline’ mahkemece ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği–
Mahkemece ‘sadece faturalara dayanılarak ihtiyati haciz kararı istenemeyeceği, alacağın yargılamayı gerektirdiği ve talebin dayanağı olan belgenin İİK’nun 68/I maddesindeki belgelerden olmaması nedeni ile’, alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmeyeceği–
Keşide tarihinden önce ibraz edilen çekler hakkında –kural olarak- karşılıksız çıkmaları halinde ihtiyati haciz kararı istenebileceği–
Protokol uyarınca alacaklıya verilmiş olan bonoya dayanılarak mahkemece ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği–
Gerek İİK’nun 45. maddesinin, gerekse İİK’nun 257/I. maddesindeki düzenlemelerin, borçlu ile ilgili düzenlemeler olup, takip ya da ihtiyati haciz konusu alacağın kefillerinin bu hükümlerden yararlanamayacağı, kefillere ilişkin özel düzenleme BK’nun 487/I. maddesinde yer aldığından, bu madde gereğince kefilin borçlu ile beraber ‘müteselsil kefil’ ve ‘müşterek/müteselsil borçlu’ sıfatıyla veya başka bir sıfatla borcun infazını üstlenmiş olması halinde, alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirtmeden önce, kefiller aleyhine de takipte bulunabileceği–