Somut olayda davaya dayanak yapılan tapu kaydının incelenmesinde önalım hakkının kullanıldığı paya ilişkin 360 parsel sayılı taşınmazda davacıların paydaş olduğu, diğer paydaşlardan A. R., İ., Lüfiye, S. ve T.’in paylarını 7.5.2009 tarihinde davalıya sattıkları, satışın davacılar tarafından öğrenilmesi üzerine 21/1/2010 tarihinde yasal sürede bu davanın açıldığı; ancak karar tarihi olan 8/3/2012 tarihinden sonra 3/10/2012 tarihinde Belediye Encümen kararıyla 360 parsel İmar Yasasının 18. maddesine göre şuyulandırılarak 1664/4, 1666/4, 1666/1, 1667/1, 1668/1, 1668/2, 1669/2, 1670/2, 1670/4, 1671/1, 1671/2, 1671/3 1672/1 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı; karar tarihinden sonra oluşan bu durumun mahkemece değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Önalıma konu payın iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkin davada, davacı tarafından kanıtlanamayan bedelde muvazaa iddiası sonucu mahkemece dava dilekçesinde gösterilen satış değeri üzerinden davacı yararına, tapudaki satış değeri ile iddia olunan bedel arasındaki fark üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yargılama giderlerinin de bu oranlar dahilinde taraflar arasında bölüştürülmesine karar verilmesi gerektiği-
Önalım davalarında vekalet ücretinin maktu değil,dava değeri(tapu satış bedeli) üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3.kısmına göre nispi olarak hesap edilmesi gerektiği- Dava açıldıktan sonra davacı tarafça davadan feragat edildiğine ve davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesi dikkate alınarak davalı lehine nispi vekalet ücreti verilmesi gerektiği-
Yasal şuf'a hakkının müşterek mülkiyet hakkından doğan ve mülkiyet hakkı ile iç içe bulunan bir hak olduğu ve şayi paydan ayrı olarak devir ve temliki düşünülemeyeceği; ancak olayımızda davacı payını yargılama devam ederken devralan ve müdahale talebinde bulunan R.A. dava tarihinde de önalım hakkı sahibi(davacı murisi A.A.'ın mirasçısı) olup,davacı hissesi daha önce taşınmazda paydaş olmayan bir 3.kişiye devredilmemiş olmasına ve taşınmazlardaki A.A. hissesindeki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete çevrildiğine göre müdahale talebinde bulunan davacı payını devralarak davacının halefi haline gelen R.A.'ın bu davayı devam ettirmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı; bu nedenle mahkemece müdahale talebinde bulunan R.A.'ın müdahale talebinin ve davacılık sıfatının kabulü ile işin esasına girilmesi, taraf delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece her ne kadar davalının hibe savunmasını cevap dilekçesinden sonra ön inceleme aşamasındaki sözlü beyanı ile yaptığından ve savunmanın genişletilip değiştirilmesine davacı tarafından rıza gösterilmediğinden bahisle hibe savunması gözardı edilerek karar vermiş ise de, 27.03.1957 gün 12/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davalının tapuda satış şeklinde gösterilen işlemin gerçekte hibe olduğuna dair savunmasını yargılamanın her aşamasında ileri sürebileceği ve bunun savunmanın genişletilmesi olarak nitelendirilemeyeceği göz önüne alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinin yanlış olduğu-
Davacı paydaşı olduğu taşınmazdaki bir kısım payın 3. kişiye satılması üzerine yasal sürede önalım hakkını kullandığından mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Bedelde muvazaa iddiasını kanıtlama yükümlülüğü davacıya ait olup bu konuda davacı tarafından iddiasını kanıtlayacak yeterli delil gösterilemediğinden mahkemece davacıdan tapuda gösterilen satış bedeli ve masrafları üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanılmayacağının sorulması, kullanılacağının beyan edilmesi halinde önalım bedelinin depo edilmesi için süre ve olanak tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Bedelde muvazaa iddiasını kanıtlama yükümlülüğü davacıya ait olup bu konuda davacı tarafından iddiasını kanıtlayacak yeterli delil gösterilemediğinden mahkemece davacıya tapuda gösterilen satış bedeli ve masrafları üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanmayacağının sorulması, kullanılacağının beyan edilmesi halinde önalım bedelinin depo edilmesi için süre ve olanak tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.2.2010 gün ve 2010/6-94-100 sayılı kararı ile davalılardan Ş.K.'a yapılan bağış şeklindeki işlemin muvazaalı olup tümüyle geçersiz olduğu kabul edildiğine göre mahkemece davalı M.K.'a yapılan satış sebebiyle davacının depo ettiği 13.450 TL önalım bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi yönünden hükmün bozulması gerektiği-
Mahkemece,dava konusu satış işlemi nedeniyle davalı tarafından ödenen tapu harç,döner sermaye ücreti, vs. masrafların ilgili tapu sicil müdürlüğünden sorularak,davalının bu satış nedeniyle ödediği tapu harç ve masraflarının ayrıntılı ve doğru bir şekilde tespit edilmesi, varsa eksik ödenen harç ve masrafların ödenmesi için davacı tarafa uygun bir süre verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
