Çocuk ile baba arasında boşanma kararı ile birlikte kurulan kişisel ilişkinin kesinleşme tarihi ile kişisel ilişkinin kaldırılması talebini içeren dava tarihi arasında talebi haklı kılacak yeni vakıa ve olgular meydana gelmiş olabileceğinden; talepte bulunana bu vakıa ve olguları bildirme, gerektiğinde bunları kanıtlama imkanının tanınmasının; "adil yargılama hakkı" nı da içeren "hukuki dinlenilme hakkının" bir gereği olduğu-
Davalı kadının ev hanımı olarak hiçbir gelirinin ve malvarlığının bulunmadığı, kendisinin de başkasının destek ve yardımıyla yaşamını sürdürdüğü, bu nedenle dava süresince baba yanında kalan ve velayetleri de babaya verilen müşterek çocuklar için, davacı koca yararına tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilemeyeceği-
Velayet verilmeyen ebeveyn ile kişisel ilişki kurulmuş ise de, mahkemece kurulan kişisel ilişkinin küçüklerin birbirlerini görmelerini engelleyecek nitelikte olduğu -
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocukların ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakalarının az olduğu-
Davacı-karşı davalı, çocuklar için belirlenecek iştirak nafakası miktarlarının gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğinin de karara bağlanmasını istemiş olduğundan; çocuklardan 1995 doğumlu olan, karar tarihinden sonra ergin olduğuna göre, diğer çocuk 2004 doğumlu olan için tayin edilen iştirak nafakasının gelecek yıllarda artırım talebi hakkında bir hüküm kurulması gerekeceği-
Müşterek çocukla davalı baba arasındaki kişisel ilişkinin başlama ve bitiş tarihi ile saatlerinin de hükümde gösterilmesi gerekeceği- Kişisel ilişkinin, açık ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde kurulmasının gerekeceği-
Müşterek çocuk ile kurulan kişisel ilişkinin, değişen şartlara göre istek halinde yeniden düzenlenmesinin mümkün olduğu- Baba ile müşterek çocuk arasında, sömestr tatili ve ayın belli hafta sonları çocuğun baba yanında yatılı kalmasına olanak sağlayacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerekeceği-
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı yararına takdir edilen yoksulluk nafakası az olduğu-
Kadın ve kocanın her ikisinin de işçi olarak çalıştığı ve asgari ücret düzeyinde maaş aldıkları, taraflar benzer ekonomik ve sosyal durumda olduklarından; davacı kadın lehine Türk Medeni Kanununun 175. maddesindeki yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının oluşmadığı-
Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde ana bakım ve şefkatine muhtaç olan müşterek çocukların velayetinin babaya verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
