HUMK zamanında açılmış bulunan davada, dilekçelerin teati aşamasının geçilip, tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu gözetilerek, bu aşamada, sadece HMK’nun 324 maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak, yazılı şekilde gider avansı istenmesi ve verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Kısa kararda; ‘’yasal vekalet ücreti olan 440,00 TL ile, akdi vekalet olan 14.022,60 TL’nin taleple bağlı kalınarak ihtarnamenin ...davalıya tebliğ tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,’’ karar verilmiş iken, gerekçeli kararın gerekçe kısmında; ‘’Her ne kadar Mahkememiz kısa kararında. ..dosyası açısından hüküm kurulmuş ise de aslında ..... toplam 1.050,00 TL vekalet ücretinin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren davacıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması gerektiği" denilmesi halinde, gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki oluşturulduğundan, HMK. mad. 297/son gereğince hükmün bozulması gerektiği-
Değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde, "hukuki yardımın başladığı tarihte yürürlükte olan kanun hükümleri" uygulanarak avukatlık ücretin belirleneceği-
Oysa, boşanma ve davalı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat hükmünün, davanın yargıtay aşamasında konusuz kalması nedeni ile bozulmasından sonra davalı talimatı ile davacı avukat tarafından feragat beyanı ile davanın feragat nedeni ile sonuçlandığı, dolayısıyla davalının kazandığı bir tazminatın ve menfaatin bulunmadığı gözetildiğinde, davacı avukatın sözleşme ile kararlaştırılan şekilde % 10 oranı üzerinden ücreti talep etmeye hak kazanmadığının kabulünün gerektiği-
Davaya konu vekalet ücretine dayanak tapu iptal tescil davası, davacı tarafın istifasından önce sonuçlanmış olup davalının akdi vekalet ücretinin ödendiğini savunduğuna göre bu iddiasını ispatlamak zorunda olduğu- Davacı tarafından düzenlenen takip edilen işlere ilişkin hesap özetlerinde davaya konu ücrete yer verilmemesinin, bu ücretin ödendiği anlamına gelmeyeceği-
Terör zararlarının tazmini için ilgili komisyondan tazminat alınması hususunda yürütülen iş, ancak iş takibi konusundaki hukuki yardım kapsamında değerlendirilebileceğinden mahkemece azil tarihinde geçerli Avukatlık Ücret Tarifesinde İş Takibi konusundaki hukuki yardımlarda ödenecek ücret dikkate alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerektiği-
Davacı avukat tarafından idari yargıda hizmet kusurundan kaynaklı dava açılması gerekirken adli yargıda dava açılması halinde, davalının avukatını azilde haklı olduğunun kabulü gerektiği- Haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebileceği-
Vekalet sözleşmesinden doğan ücret alacağı iddiasına dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece, avukatlık ücret sözleşmenin imzalandığı tarihte murisinin fiil ehliyeti ve akıl sağlığının yerinde olup olmadığı ve sözleşme altında yer alan imzanın murisi ait olup olmadığı yönünden tarafların belirttiği delillerin toplanması ve yöntemince adli tıptan alınacak rapor sonucu bir karar verilmesi, yapılacak inceleme sonucunda murisin sözleşmenin yapıldığı sırada akıl sağlığının yerinde olduğu ve imzanın murise ait olduğu tespit edilir ise davalıların, davacı avukatın görevini yapmadığı iddiaları da dikkate alınarak davacının istifasının haklı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Haksız azledilen avukatın ücretin tamamına hak kazanacağı- 16.03.2011 tarihinde davalıya karşı açılan davada dava dilekçesinde dava değeri 100.000 TL olarak gösterilmiş olup davacı avukat 16.07.2012 tarihinde azledildiğine göre, avukatın Avukatlık Kanunu mad. 164/4 gereğince müdeaabbih olarak gösterilen 100.000 TL.nin % 10 ile % 20 si arasında bir ücrete hak kazanacağı-
Davadan feragat edildiği görüldüğünden, mahkemece işlem yapılmak üzere mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerektiği-
