Dava, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil ya da tazminat isteğine ilişkindir. Tek bilirkişiden alınan rapora göre imzanın davacının eli ürünü olduğu saptanmış, ancak davacı taraf rapora itiraz ederek Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını istediği halde mahkemece bu istek yerine getirilmeksizin neticeye gidilmiştir. Bu itiraz giderilmeden oluşturulan hükmün, hükmün bu nedenle bozulmasına neden olacağı-
Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş tarafından, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmemesi halinde, işlem tarafı iyiniyetli üçüncü kişinin ayni hak kazanımının 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 1023.maddesi hükmü ile korunduğu-
Davalı banka ipotek tesisine diğer eşin muvafakatini aramış ve bu muvafakat belgesi sunulmuşsa da bankanın ipotek tesisine muvafakat belgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığını araştırmakla yükümlü olamayacağı ve bu muvafakatin işlemin yapıldığı anda alınması zorunluluğunun da olmadığı, davalı bankanın muvafakat belgesindeki imzanın davacıya ait olmadığını bilmediğine göre ipotek tesis işleminde iyi niyetli olduğunun kabulü ile bu kazanımın korunması gerekeceği-
Haklarındaki dava reddedilen davalıların, köyde bulunan taşınmazlarla ilgili olarak kendilerinden beklenen özeni göstermeleri halinde durumu öğrenebilecekleri, tanık beyanlarından davacıların tapuda hak sahibi oldukları konusunda da davalıların uyarıldıkları anlaşılmakla, davalıların iktisabının iyiniyetli olmadığı ve TMK’nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacakları-
Sahte vekaletnameye dayalı yolsuz tescilden taşınmaz üzerinde ayni hak edinen kişi ilk el olduğundan tapu siciline güven ilkesinden yararlanamayacağı-
Vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında vekilden ayni hak edinen üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması gerekeceği-
Vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zarara uğratıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olup, buna göre hareket etmesinin gerektiği- Vekil ile sözleşme yapan kişi iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerli olduğu vekil edeni bağladığı; aksi takdirde sözleşmenin bağlacı olmadığı- Vekilin davalı M.'la işbirliği içinde hareket ederek, vekalet görevini kötüye kullandığı- Davalı H.'ın ise vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olup, iyiniyetli sayılmayacağından kazanımının korunamayacağı ve mahkemece davacının tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağı, davalının, TMK 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanmayacağının saptanarak, sonucuna göre karar verileceği-
Görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymaması ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşullarından yoksun bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebileceği- Davalıya yapılan temlikin miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması gerektiğinden ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması, birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesinin önemli olduğu, bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılması gerektiği-
Davalı bankanın ,konut üzerinde hak sahibi olan kocaya,ipotek tesisine eşinin onay vermesi gerektiğini bildirip,kocanın da eşinin imzasını taşıyan muvafakatnameyi bankaya sunması halinde muvafakatnamedeki imzanın sahteliğinin davalı koca,kredi borçlusu veya banka yetkilisi tarafından ortaklaşa yapıldığına ilişkin bir delil sunulamaması halinde bankanın TMK 1023.madde uyarınca iyi niyetli kabul edileceği ve kazanımının korunacağı-