Taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ve davacı yanın göğüs toparlama ve karın estetiği ile ilgili isteminin yüklenici tarafından daha güzel bir görünüme kavuşturulacağı yönünde bir garanti verilmesi ve müdahale sonrası sürecin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi niteliğinde olduğu gözetildiğinde, hekimin eylemine ilişkin olarak hukuka uygun bir tıbbi müdahale gerçekleştirildiği yönündeki görüş yeterli olmayıp, ayrıca davacının isteklerinin karşılanıp karşılanmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen göğüs toparlama ve karın estetiği ile ilgili olarak; hekimin edimini yerine getirip getirmediği ya da komplikasyon olup olmadığı ve komplikasyon konusunda aydınlatma görevinin yerine getirilip getirilmediği ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılıp yapılmadığı hususları tartışılıp değerlendirilmek üzere, aralarında akademik kariyere sahip, üniversitelerden seçilecek estetik plastik ve rekonstrüktif cerrahisi konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulu oluşturulmak ve gerektiğinde muayene edilmek suretiyle, maddi ve manevi tazminat koşulları oluşup oluşmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği-
Çeklerin sözleşme borcuna karşılık keşide edilmesine rağmen inşaat borcunun yerine getirilmediği, muhatabın temel ilişkiden sorumlu olduğu, asıl sözleşme borçlusu, davalının babası olması nedeniyle davalının iyiniyetli sayılmayacağı gerekçesi ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de çek bir ödeme vasıtası olup, sebepten mücerret ve var olan bir borcun ödendiğini gösterdiğinden, hangi borca ilişkin bir ödeme olduğunu çeki veren şahsın ispat etmesi gerektiği- Delil olarak dayanılan çeklerde, çekin veriliş nedenine ilişkin herhangi bir şerh bulunmadığından davacının, dava konusu çekleri iddia ettiği sebeplere göre davalıya verdiğini yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği-
Bir eser sözleşmesinde genel ihbar mükellefiyeti kapsamında; yüklenicinin teknik şartname ekinde olması gereken ve değerlendirilmeyen bahsi geçen "gaza" yönelik iş sahibine herhangi bir uyarıda bulunulmadığı ve sözleşmenin ekindeki gaz analiz raporuna göre iş sahibinin beklediği amaca uygun makine yapılamayacağının iş sahibine bildirilmediği ve böylelikle davalının uhdesindeki atık sudan elde edilen biogazın dava konusu makineleri çalıştırmayıp elektrik üretimini gerçekleştirmediği, makinelerin çalışmamasındaki kusurun genel ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğinden, davanın reddi gerektiği-
TBK'nun 125/III. maddesine göre; sözleşmeden dönme halinde tarafların karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacağı ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebileceği, sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı, davacı iş sahibinin, sözleşme uyarınca üstlendiği edimlerini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediğinden sözleşmeden dönmede kusurlu olup, sözleşmenin sona ermesi sebebiyle uğradığı zararının tazminini talep edemezse de; fazla ödemesi varsa sözleşmeden dönmede haksız olsa dahi, fazla ödenen iş bedelinin iadesini yükleniciden isteyebileceği-
Yüklenici olan hekimin, edimini sadakat ve özenle ifa etmek yükümlülüğü bulunduğu- Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunda benzer alanlardaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kuralların esas alınacağı ve eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmiş sayılacağı- Komplikasyonlarda ise aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılması yine yüklenicinin (hekimin) sorumluluğunda olduğu-
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında; ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler, mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi, borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşmenin de bulunmadığı, her yüklenicinin kendi işverenlik süresiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu, bu nedenle; alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmünün kurulması, davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumundaysa; takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceğinin ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği ve ihbar tazminatından ve izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olduğu-
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 3. maddesinde işe başlama tarihinin; sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 180 gün içerisinde ruhsatın alınması şartı ile, ruhsatın alınması tarihinden itibaren 24 ay içerisinde arsa sahiplerine özellikleri kararlaştırılan bağımsız bölümlerin anahtar tesliminin yapılması olarak kararlaştırıldığı, sözleşme hükmü dikkate alındığında; yüklenici tarafından 180 gün içerisinde inşaat ruhsatının alınması için bir süre belirlenmiş olup, ruhsatın alınmasından itibaren de 24 aylık ikinci bir süre belirlendiği, dolayısıyla yüklenicinin ediminin ifası hususunda üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğinin kabulü için; kararlaştırılan bu sürede inşaat ruhsatı almak amacıyla başvuru yapmış olması gerektiği, ancak bu süre içerisinde başvuru yapmış olmasına rağmen; idare tarafından ruhsat işlemlerinin durdurulmuş olması ve inşaat ruhsatının verilmemesi halinde yükümlülüğünü yerine getirmiş olacağı-
Eser sözleşmesi niteliğindeki kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada, işin sözleşme ve ekindeki teknik şartnameye uygun olarak yapılmadığının açık olduğu, her ne kadar davalı verilen vekalete istinaden inşaatı ve resmi işlemleri yaptığını iddia etmekte ise de; vekilin özen yükümlülüğü bulunduğu, vekil olarak özenli hareket etme borcu sözleşmesel yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı gibi bunların özenli bir şekilde yerine getirilmesine ilişkin ek bir yükümlülük doğurduğu-
Taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalının inşaatı teslim etmesi gereken sürede teslim etmediği, eksik ve kusurlu imalatların bulunduğu, iskanın alınmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, fazla istemin reddine, faiz istenmediğinden faiz konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde iki ayrı teslim bulunduğundan, her iki teslimin de ayrı ayrı KDV'ye tabi olup olmayacağının 3065 sayılı kanuna göre belirleneceği, arsa sahibinin ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde bu sözleşmeyi yapması ve arsayı teslim etmesi halinde katma değer vergisine tabii bir işlem yapılmış olacağı, arsa sahibinin bu niteliklerinin bulunmaması halinde ise katma değer vergisine tabii bir teslimden söz etmenin mümkün olmayacağı, ticari veya serbest meslek faaliyeti kapsamında, arsa sahibi tarafından arsanın yükleniciye teslimi anında katma değer vergisine tabii bir işlem yapılmış olacağı- Sözleşme serbestisi ilkesi gereğince arsa teslimi dışında tüm giderlerle birlikte KDV'nin de yükleniciye ait olacağı kararlaştırılabileceği, ancak sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince taraflar için bağlayıcı olan bu hükümün, KDV alacaklısı olan kamu maliyesi için hüküm ifade etmeyeceği-
