Kocasını sevmediğini, beğenmediğini, yanına yakışmadığını ve ondan tiksindiğini söyleyen ayrıca aptal, salak gibi sözlerle hakaret eden ve eşine şiddet uygulayan kadının, bağımsız konut açmayan ve eşine karşı ilgisiz davranan davacı-karşı davalı koca'ya göre boşanmaya sebep olan olaylarda daha ağır kusurlu olduğu- Nişan, kına ve düğünde takılan takıların olağan olarak kadının üzerinde olması gerektiği ve bunların kocanın zilyetliğine terk edilmiş olmasının olağana ters düştüğü -
Kadın adına kayıtlı “edinme tarihi” ve “edinme sebebi” gösterilmeyen 1992 model araç ile ilgili araştırma yapılarak tasfiyesine karar verilebileceği-
Davalı yan boşanma ile sona eren evlilik birliği içinde edinilen taşınmazın muristen intikal eden taşınmazın satımından elde edilen para ile satın alınan kişisel mal olduğu iddiasında bulunmuş, davalı gösterdiği delillerle iddiasını ispat edememiş ve ayrıca, taşınmazın davacı tarafından davalıya hibe edildiği de ileri sürülmediği gibi, davacının anlatımı ve dosya kapsamından davacının bu amaçla hareket ettiği sonucuna varmak da mümkün bulunmadığından, TMK'nun 222/son maddesi gereğince taşınmazın edinilmiş mal olduğunun kabulü gerekeceği-
Bağımsız konut açılmadığı ve davalı (koca) ile ailesinin davalı (kadın)'a hakaret ettiği gerekçesiyle açılan boşanma davasında, davalı (koca)'dan ve onun ailesinden kaynaklanan bir geçimsizliğin varlığının ispatlanamadığı, açılan boşanma davasının reddi ile davalı kocanın kusuru kanıtlanamadığından kadının maddi-manevi tazminat talebinin reddi gerekeceği-
Davacı sunduğu delilleri ile konuttan ayrıldığı sırada ziynetleri götürmesine engel olunduğunu veya zorla elinden alındığını usulünce kanıtlayamadığından, davacının isteminin reddine karar verileceği-
Dava, TKM'nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağı ve ziynetlerin aynen iadesi, bunun mümkün bulunmaması halinde ise bedelinin tahsili isteğine ilişkin olup, taşınmazın mal ayrılığı rejimine tabi bulunduğu, davacının evlilik süresince gelir getiren bir işte çalışmadığından ve başka bir biçimde katkısını ileri sürüp ispat etmediği, bu haliyle davacının taşınmaza katkısından söz edilemeyeceği-
Mahkemece; öncelikle davalı tarafça delil olarak dayanılan boşanma dosyasının celbedilip incelenmesi, sonrasında ise bu delil ile toplanan diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığa konu ziynet eşyalarının esası hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği-
Mahkemece, davacının dayandığı mehir (çeyiz) senedi uyarınca, telep edilen ziynet eşyalarının gramlarına ilişkin bir araştırma yapılmadan, taraf ve tanıklara bu hususta açıklama yaptırılmadan karar verilemeyeceği-
Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılacağı, ona iadesi gerekeceği; ancak, ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı tarafça kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulacağı-
Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşeceği, öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlanması gerekeceği, hayat deneyimlerine göre, olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesi olduğu, başka bir anlatımla, bunların, davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmayacağı, diğer taraftan, ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardan olduğu, bu nedenle, evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkün olduğu, bunun sonucu olarak, normal koşullarda, ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekeceği, davacının, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altında olduğu-