Paylaşma sözleşmesi ile küçüğe bırakılacağı bildirilen taşınmazların sürüm değerleri keşfen belirlendikten sonra önerilen paylaşma şeklinin vesayet altındaki küçüğün menfaatine uygun düşüp düşmeyeceğinin tartışılıp değerlendirilmesinin gerekeceği-
Bu durumda, mahkemece öncelikle TMK 426 maddesi hükmü uyarınca vesayet makamına keyfiyetin bildirilerek davacı asile bir vasi atanmasının temin edil­mesi ve vasi atandığı takdirde TMK 462 maddesi hükmü uyarınca husumete izin kararı alınması ve bu şekilde ta­raf teşkilinin sağlanmasından sonra işin esasına girilerek neticeye gidilmesi gerekeceği-
Kişisel ilişkinin değiştirilmesi davası açması konusunda vasinin izin kararı alıp ibraz etmesi için kendisine önel verilip, sonucunun beklenmesi gerektiği-
Davanın, vasi tarafından açılan doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’ nun 462. maddesinin 8. bendine göre bu tür davaların açılması için vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesinden izin almak gerekeceği-
Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğu bir konuda yabancı mahkemece verilen kararın tenfizine ve tanınmasına karar verilemeyeceği-
Vasinin vesayet altındaki kişi adına dava açabilmesi vesayet makamının iznine tabi olup, vasinin izin almaksızın dava açması durumunda, mahkemenin vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere uygun bir süre vermesinin gerekeceği-
Davanın devamı sırasında davacı koca kısıtlanmış davaya vasisi huzuru ile devam edilmiş ise de; vesayet makamından husumete izin kararı alınmadan yargılamanın sürdürülemeyeceği-
Davacı vesayet altında ise, vasi tarafından davaya devam edilebilmesi için vesayet makamından izin alınması gerekeceği-
Kısıtlının yerleşim yeri vesayet makamının bulunduğu yer olup yetkili vesayet makamının izni olmadıkça değiştirilemeyeceği-
Vesayet altındaki kişi adına dava açılabilmesi için vesayet makamınca vasiye izin verilmesinin zorunlu olacağı-