Taraflar arasındaki ilk kira sözleşmesinin 01.06.2002 başlangıç tarihli olduğu, davacı kiracının bir kısım ayların kira bedellerini ödemediği gerekçesiyle davalı kiraya verenler tarafından aleyhine başlatılan takip ile yapılan itiraz neticesinde açılan dava neticesinde tahliyesine karar verildiği, kararın icra müdürlüğü vasıtasıyla infaz edilerek 20.06.2007 tarihinde davacı kiracının tahliye edildiği, davacının daha önce tahliye kararı verilmesine rağmen infazın geç yapılmasından kaynaklı tazminat talebinde bulunduğu, tahliye işleminin mahkemece verilen ilama dayandığı, burada kamu hukukuna dayanılan yetki kullanıldığından davalıların, davacıya karşı tazminat sorumluluğunun bulunmadığı-
Uyuşmazlık, adi ortaklık adına alınan ve davalılar adlarına tescil edildiği iddia edilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve tescili, olmadığı takdirde ortağın payına dair bedelin tahsili istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık; davacı şirketin 18.03.2010 tarihinde elektrik aboneliğini devraldığı fabrikanın dava dışı Erciyes Mermer İnş. Tic. Ltd. Şti.nin abone olduğu dönemlere ait 2009 yılı 4-6-7-8-9-10-11 ve 2010 yılı 2-3-4 ayları elektrik tüketim bedellerinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı tarafından davacılar aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde borç sebebi olarak "kendisine kullanması için verilen 995.00 TL lik çek karşılığı şirketimin çekini ödememesi nedeniyle çekin karşılığını tarafıma vermemesi sebebiyle" gösterildiği- Menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak davalı alacaklıya düşeceği- Davalının başlattığı takip nedeniyle davacılar ile arasındaki borç ilişkini ispata elverişli bir delil sunulmadığı, toplanan deliller ile davalının iddiasını ispat edemediği ve davanın kabulü gerektiği-
Yangın nedeniyle uğranılan bakiye zararın tazmini talebi- Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı ve İtiraz Hakem Heyeti Kararı ile Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; yangının saat 22.38 sıralarında başladığı, şebeke arıza kayıtlarının sorgulanmasından aynı gün saat 21.18'de arıza gösterdiğinin makine servis sorumlusu beyanından anlaşıldığı fakat yangının başlamasından 50 dakika sonra sistemde arıza kaydının oluşturulduğu, yer altı kablosunun ve kablo tranşesinin standartlara uygun olmadığı, yer altı enerji kablosunun işletme toprağı ucu transformatör ile bağlantısının kopması, yer altı kablosunun işletme tarafı fazlardan biri ile kısa devre olması ve işletmenin koruma sistemlerinin kontrol dışı kalmasına sebep olduğu, yangın sonrası davalının elemanları tarafından arızayı gidermeye yönelik çalışmalar esnasında meydana gelen ark ve patlamaların olmasının tespiti destekler mahiyette olduğu- (Dava konusu yangının, davalı dağıtım şirketine ait hattan meydana geldiği anlaşıldığı)
Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla başlatılan takipleri nedeniyle abonenin menfi tespit istemine ilişkindir...
Davacının davalıya gönderdiği dekontta açıklama yer almadığı, söz konusu havale makbuzunun borcun ödendiğine karine teşkil ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının paranın borç olarak gönderildiğini, yasal delillerle ispat edemediği, davalının ilgili duruşmada kendisine teklif olunan yemini usulüne uygun şekilde eda ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak karar verildiği, yeniden hüküm tesis edilmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu-
Davanın, itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, herhangi bir kayıt içermeyen havaleler borç ödeme niteliğinde ise de ispat yükü üzerinde bulunan davacı, söz konusu havale açıklamasında "04.07.2019 tarihinde geri ödeme alınacak" kaydına yer vererek paranın borç olarak gönderildiğine dair iddiasını bu miktar yönünden ispat ettiği, aksini ispat yükünün davalıda olduğu, davalının, aksi yöndeki iddiasını ancak, alacağın miktarı itibariyle yazılı delille ispat etmesi gerekirken, bu yönde bir delil sunamadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Dava dışı sigortalıya ödenen sigorta bedelinin taşınmaz malikinden rücuen tahsili için başlatılan icra takip dosyasına ödenen bedelin istirdatı talebi- İspat yükü- İlliyet bağı-
Miras bırakan tarafından bakıcısı olan davalıya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile yapılan dava konusu temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun davacı tarafça ispat edilip edilemediği- Miras bırakanın asıl irade ve amacının tespit edilmesi için kural olarak, miras bırakanın elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın tüm mamalekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerektiği- Davalının iki buçuk yıl gibi bir süreyle davacıların babası olan miras bırakana baktığı, kendi ailesiyle birlikte miras bırakanın evinde yaşadıkları, devredilen taşınmazlar ile hak ve alacakların murisin tüm malvarlığını oluşturduğu, davacılar ile muris arasında husumet bulunduğu, muris yurt dışından ve yurt içinden maaşı aldığından gelirinin bakımını sağlamaya yetecek miktarda olduğu, tüm malvarlığını devretmesinin makul sınırlar içerisinde değerlendirilemeyeceği, yapılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik olduğu, ancak murisin hesaplarındaki paranın davalı tarafından çekildiği veya muris tarafından çekilerek davalıya verildiğinin ispatlanamadığı- "Miras bırakanın dava konusu taşınmazları dışında başka taşınmazlarının da bulunduğu, davalının ölünceye kadar bakma akdi karşılığında taşınmazı devraldığı, miras bırakan tarafından kendisine bakılmadığına yönelik bir iddiada bulunulmadığı, murisin ekonomik durumunun iyi olmasının ölünceye kadar bakma akdi yapılmasına engel oluşturmayacağı, devredilen taşınmazın değeri dikkate alındığında temlikin makul sınırlar içinde kaldığı, miras bırakanın gerçek iradesinin kendisine baktırmak olduğu, mal kaçırma ve muvazaa iddiasının ispatlanamadığı" görüşünün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-