Dava şartlarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re'sen dikkate alınacağı- Dava şartının tamamlanabilir olması halinde mahkeme tarafından bu eksikliğin giderilmesinin beklenebileceği, bu nedenle, ayırt etme gücüne sahip olmayan bir kişinin davasına devam edilebilmesi için kişiye vasi atanması gerekiyorsa bunun giderilebilir bir eksiklik olduğu ve beklenmesi gerektiği ancak kısıtlı kişi ölmüş ise bu eksiklik giderilemeyeceğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Kum alım-satımından kaynaklanan alacak davası- Davacı şirketin, dava dışı şirketin taşeronu olması ve kumu teslim etmesinin davacı ile ilişki kurulduğu anlamına gelmediği savunulmuş olup davalı şirketin defter ve kayıtlarında teslim fişlerinde yer alan dönemlere ve miktarlara ilişkin dava dışı şirketle bir ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, dava dışı şirkete ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun dava dışı şirketin defter ve kayıtları da incelenerek bu dönemlerde dava dışı şirketle davacı ve davalı şirket arasında bir ticari ilişki bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği-
Yapılan keşif, Belediye'den gelen cevabi yazı içeriği, üçüncü kişi .............. faturaları içeriği hep birlikte değerlendirildiğinde, davacının takibe ve davaya konu ettiği alacağın kaynağı işi kendisinin yaptığını ispat ettiği, davalının bu çerçevede işin üçüncü bir kişi tarafından yapıldığı yönündeki savunmasını ispat edemediği gözetilerek usuli kazanılmış hak ilkesi doğrultusunda asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Edinilmiş malların, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri olduğu - Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevi tazminat alacakları ve kişisel mallar yerine geçen değerlerin ise kişisel mal olduğu - Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimsenin, iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu - Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılacağı -
Davacının davalıların murisine ödünç para verdiğini ödeme dekontlarında yer alan 'ödünç' ibaresiyle kanıtladığı ve hükmedilen faizin 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı olduğu-
Uyuşmazlık, kredi kartı borcunun tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir...
Davacının murisi adına kayıtlı motor hattı plakasının iptali ile miras payı oranında tescili talebi- Dinlenen tanık beyanları ile ... UKOME kararında söz konusu plakanın davalıya ait olduğu, plakanın uzun yıllardır davalı adına kayıtlı olduğu, plakanın işletme hattının resmi devrine ilişkin kayıt bulunmadığı, kayıtlar çok eski olduğu için esnaf odası ile İBB kayıtları bakımından da açıklık bulunmadığı- İspat yükü üzerinde olan davacının davasını ispatlayamadığı-
Davacı tarafından gönderilen havalede “E.ler İnşaat cari hesabına istinaden” açıklaması bulunduğu, bu açıklama, E.ler İnşaatın borcuna ilişkin olarak paranın gönderildiğini ifade ettiği, davalının bu havaleyle gönderilen parayı kabul ettiği ve kullandığı, ancak savunmasında havaledeki açıklamadan bambaşka bir sebebe dayandığı, paranın davacının davalıya olan borcuna karşılık bir ödeme olarak gönderildiğini ileri sürdüğü; havaledeki açıklamayı yani paranın gönderiliş amacını tümüyle değiştirdiği- Davalının o tarihte bu açıklamaya itiraz ettiğine ilişkin herhangi bir iddia ve delil ortaya koymadığı, dosyada mevcut bilirkişi raporunda 30.04.2008 tarihli havale ile aynı gün ve aynı miktarda borçlar hesabından Ç. A.Ş. ye 257.000,00 TL'nin intikal ettiği, davalının aşamalardaki dilekçelerinde davalının Ç. A.Ş. de %37 pay sahibi olduğu, pay sahibi olduğu şirketin acil ödemeleri dolayısıyla kendi borcuna ilişkin aldığı ödemeyi şirket hesabına borç olarak verdiğini belirterek dava konusu alacağı ilişkilendirdiği- Davacının davalının banka hesabına gönderdiği paranın E.ler İnşaat şirketinin borcu amacıyla gönderildiği ve davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından kararın onanması gerektiği-
İspat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, eldeki davada, davacı, davalıya fazladan para vermek zorunda kaldığını ileri sürerek fazladan vermiş olduğu paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istediğinden ispat yükünün davacıda olduğu- Mahkemece, davacının yemin deliline dayanmadığı, yemin deliline dayanan tarafın ispat yükü üzerinde olmayan davalı taraf olduğu hususları göz ardı edilerek davacıya yemin eda ettirilerek hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu, dosyaya kazandırılan Ceza Mahkemesi müzekkere cevabı, CD kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde davacı davasını ispat edemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalı taraf fiili kullanım olgusunu ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre abonelik sözleşmesi tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılmakla sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince yanlızca tarafları bağlayacağı, ilgili mevzuat uyarınca satıcı-sağlayıcı tarafından aynı kullanım yerine ait önceki abonenin tüketimlerinden kaynaklanan borçların yeni abonelik isteyenin üstlenmesinin talep edilemeyeceği, somut olayda da yeni abonelik tesisinin önceki abonenin borcu nedeni ile geri çevrilemeyeceği, ispat yükü üzerinde olan davalı yanca fiili kullanım veya muvazaa olgusunun ispat edilemediği-