2. HD. 19.02.2019 T. E: 2017/5415, K: 1349-
Davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki, tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerini takdir ve tayin edeceği- Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında eşit kusurlu olduğu kabul edilmişse de; davalı-karşı davacı kadının eşinin ilk evliliğinden olan çocuklarına terbiye etme adına şiddete yönelik davranışlarda bulunduğu, davacı-karşı davalı erkeğin ise annesinin evliliğe olumsuz yönde müdahalesine izin verip annesinin sözü ile hareket ettiği, evine bir süreliğine gelip gitmediği, sonrasında da eşine barışmak istemediğini söyleyerek eşini ailesinin evine bıraktığı anlaşılmakla evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği- Evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda erkek ağır kusurlu olup, boşanma sonucu kadının erkeğin maddi desteğini yitirdiği, o halde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak kadın yararına maddi tazminata karar vermek gerekeceği-
Davanın; davalılar tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan haksız fiil nedeniyle uğranılan manevi zararın tazminine ilişkin, manevi tazminat davası olup Türk Borçlar Kanunu’ndan kaynaklandığı, davacının tüm aşamalardaki iddia ve beyanları dikkate alındığında Türk Medeni Kanunu'nun 174/2 maddesine dayanan manevi tazminat istemi bulunmadığı gibi davacı ile davalının evliliklerinin de halen devam ettiğinin görüldüğü, gerçekleşen bu durum karşısında, bu davaya bakma görevinin Asliye hukuk mahkemesine ait olduğu-
2. HD. 19.02.2019 T. E: 2018/1489, K: 1334-
2. HD. 19.02.2019 T. E: 2018/335, K: 1331-
2. HD. 19.02.2019 T. E: 2018/1029, K: 1323-
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davacı erkeğin sürekli olarak eşine fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığının, birlik görevlerini yerine getirmediğinin; kadının da birlik görevlerini yerine getirmediğinin anlaşıldığı, gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı erkeğin davalı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği- Boşanmaya neden olan olaylarda davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu, gerçekleşen kusurlu davranışların aynı zamanda kadının kişilik haklarına da saldırı teşkil eder nitelikte olduğu, kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşullarının oluştuğu-
2. HD. 19.02.2019 T. E: 297, K: 1357-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı erkek yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminatın az olduğu- Ortak çocukların bizzat ya da istinabe yoluyla eğitim, kültür, yaşam olanakları bakımından nerede yaşamak istediği konusunda bilgilendirilerek, velayet hakkındaki tercihinin hakim tarafından kendisinden sorulması ve gerektiğinde yeniden psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı niteliğindeki uzman veya uzmanlardan ortak çocuğun anne ve baba yanındaki barınma ve yaşama koşullarını da değerlendirir içerikte sosyal inceleme raporu alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocukların menfaatine olacağı tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı kadının mahkemece sadakatsizlik olarak kabul edilen eyleminin güven sarsıcı davranış boyutunda olduğunun anlaşıldığı, tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları dikkate alındığında davalı-karşı davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet verilen olaylarda kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğu- Boşanmaya neden olaylarda davalı- karşı davacı erkeğin daha fazla kusurlu olduğu anlaşılmış olup, Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşullarının kadın yararına oluştuğu- Kadının usulünce ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak, boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi ve gerçekleşecek sonucuna göre yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekeceği-