Şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede alacağın tahsili isteği-
E.tmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi-
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve miras payı oranında tescil olmazsa tenkis isteğine-
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine-
İmar uygulamasının iptali nedeniyle kök parselin ihyası ile Hazine adına tescili, mümkün olmadığı takdirde bedel isteğine-
Mirasbırakanın " S.S. Davam 1957 Konut Yapı Kooperatifindeki" üyeliğini davalıların murisine devri işleminin bağışlama niteliğinde çekişmesiz işlerden olduğu; kişisel hakkın temliki niteliği taşıyan kooperatif hissesinin devri işleminde 1.4.1974 tarih, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanması olanaklı olmadığı; bu temlikin koşullarının varlığı halinde tenkis hükümlerine tabi olacağı- Ancak, davada muris muvazaası nedenine dayalı tazminat isteği yanında tenkis talebi de vardır. Koşulların oluşması halinde yapılan işlemin tenkise tabi tutulacağı kuşkusuzdur.
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine-
E.tmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkin davada, ecrimisil, hak sahibinin taşınmazı haksız biçimde kullanan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği en azı kira geliri, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybına karşılık gelen bir bedel olduğu, davalı, tarafların dayı yiğen olduğunu ve davalının taşınmazda uzun süreden beri dayısı olan davacının muvafakatı ile oturduğu, davacının davalıya dava tarihine kadar herhangi bir şekilde uyarı göndermediği gözetildiğinde davalının dava tarihine kadar davacının izniyle taşınmazı kullandığı, dava açmakla da muvafakatını geri aldığının kabul edilmesi gerekeceği- Davalının dava tarihine kadar olan süreç için taşınmazda fuzuli şagil olduğu söylenemeyeceği, başka bir anlatımla kötüniyetli zilyedin mülkiyet hakkı sahibine ödemekle yükümlü olduğu haksız işgalden kaynaklanan ecrimisille davalının sorumlu tutulmasına olanak olmadığı-
Taşınmaz devri yükümlülüğü getiren sözleşmelerin resmi şekilde yapılmasının zorunlu olduğu, 818 sayılı BK'nın 11. (TBK'nın 12.) maddesi uyarınca, kural olarak kanunun emrettiği şekle uyulmaksızın yapılan sözleşmelerin ise geçersiz olduğu, ancak, şekil koşuluna uygun olmadığı için geçersiz olan arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin fiilen hayata geçirildiği, tarafların edimlerini ağırlıkla yerine getirdiğinin anlaşıldığı durumlarda artık bu sözleşmelerin geçersizliğinin ileri sürülmesinin mümkün olmadığı- Sözleşmeyle yükleniciye bedel olarak verilmesi kararlaştırılan taşınmazın devrine ilişkin yüküm, taşınmaz tapuda yükleniciye devredilerek gerçekleşmişse, başlangıçta geçersiz olan sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülemeyecek hale gelmesinin, şekil zorunluluğunun istisnası olduğu- Paylı taşınmaz malın özgülendiği amacın değiştirilmesinin, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi olağanüstü tasarruflardan sayıldığından, oybirliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlı olduğu, öncelikle sözleşme konusu taşınmazlar üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılabilmesi ve yapılan sözleşmenin paydaşları ve yükleniciyi bağlayıcı olması için tüm paydaşlarca ya da yetkili temsilcilerince sözleşmenin imzalanmış olması veya yapılan sözleşmeye "onay" verilmesinin zorunlu olduğu, sözleşmenin feshi ya da iptali davasının "olağanüstü tasarruf" niteliğinde olduğu-
Miras bırakan sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceği- Davalıya mirasbırakan tarafından temlik edildiği beyan edilen taşınmazlara ilişkin tüm kayıtların ve dayanak belgelerinin, dava konusu edilen taşınmazın şirkete geçişi ve şirketten davalıya geçişine ilişkin akitler ile tüm kayıtların ile şirket belgelerinin mercilerinden getirtilmesi, mirasbırakan tarafından düzenlendiği ileri sürülen vasiyetnamenin getirtilerek incelenmesi ve miras bırakandan tüm mirasçılarına intikal eden taşınır, taşınmaz ve hakların araştırılması, her bir mirasçıya geçirilen malların ve hakların bulunması halinde nitelikleri ve değerleri bakımından uzman bilirkişiden rapor alınarak paylaştırmanın mı yoksa mal kaçırma amacının mı üstün tutulduğunun aydınlığa kavuşturularak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği-