4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 305. maddesine göre bir küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlı olduğu, evlat edinmenin her halde küçüğün yararına bulunması ve evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi de gerekeceği, aynı Yasa'nın 309/1. maddesinde evlat edinmede, küçüğün ana ve babasının rızasını gerektiği, 311. maddesinde ise ana ve babanın rızasının aranmayacağı durumlardan birisinin küçüğe karşı özen yükümlülüğünün yeterince yerine getirilmemesi olduğu- Evlat edinenin altsoyu varsa, onların evlat edinme ile ilgili tavır ve düşünceleri de değerlendirileceği,TMK.'nun 426/2. maddesine göre ise, yasal temsilci ile küçüğün menfaati çatıştığında küçüğe kayyım atanması gerekeceği-
Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışırsa vesayet makamının ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı ataması gerekeceği-
Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışırsa, vesayet makamının, ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı ataması gerekeceği-
Nüfus kayıtlarına göre adına mirasına hükmen reddi istenen mirasçılar dava tarihinde ergin olmayıp, velisinin hukuki yararı ile küçüklerin hukuki yararlarının çatışma ihtimali varsa ergin olmayan küçüğün davada kayyım ile temsil edilmesi gerektiği-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 337. maddesinde evlilik birliğinin bulunmaması halinde velayetin anaya ait olacağı, 426/2. maddesinde ise yasal temsilci ile küçüğün menfaati çatıştığında küçüğe kayyım atanacağı, 301. maddesinde de babalık davasının, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye, dava ana tarafından açılmış ise kayyıma, kayyım tarafından açılmış ise anaya ihbar edileceği -
Ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteği-
Borçlunun, alacaklının takip ehliyeti bulunmadığı yönündeki başvurusu şikayet niteliğinde olup, genel haciz yoluyla takipte borçlunun, icra dairesinde borca itiraz etmiş olmasının, icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurarak, takip ehliyeti yokluğu nedeniyle takibin iptalini istemesine engel teşkil etmeyeceği-
Velisinin hukuki yararı ile küçüklerin hukuki yararlarının çatışma ihtimali varsa ergin olmayan küçüğün davada kayyım ile temsil edilmesinin gerekli olduğu-
TMK'nın 426/1. maddesinde, "Bir işte yasal temsilcinin menfaatiyle küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa..." ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen kayyım atayacağının düzenlendiği- Olayımızda da küçükler ile davacılar arasında menfaat çatışması meydana geldiği mirası reddeden baba da terekede mirasçı olarak hak sahibi olup, babanın hukuki yararı ile çocukların hukuki yararının çatıştığı bu nedenle TMK'nın 426. maddesi gereğince, küçükler E. ve B... N.. Ü..'ın hak ve menfaatlerinin korunması için küçükleri temsilen kayyım tayin edilip davanın incelenmesi gerektiği-