Paylaşma sözleşmesi ile küçüğe bırakılacağı bildirilen taşınmazların sürüm değerleri keşfen belirlendikten sonra önerilen paylaşma şeklinin vesayet altındaki küçüğün menfaatine uygun düşüp düşmeyeceğinin tartışılıp değerlendirilmesinin gerekeceği-
Bu durumda, mahkemece öncelikle TMK 426 maddesi hükmü uyarınca vesayet makamına keyfiyetin bildirilerek davacı asile bir vasi atanmasının temin edil­mesi ve vasi atandığı takdirde TMK 462 maddesi hükmü uyarınca husumete izin kararı alınması ve bu şekilde ta­raf teşkilinin sağlanmasından sonra işin esasına girilerek neticeye gidilmesi gerekeceği-
Küçüğe vesayet makamınca kayyım tayin ettirilmeden, tüm ilgililere dava ihbar (HUMK.md.49) edilmeden, katılmalarına imkân hazırlanmadan, gösterdikleri takdirde delilleri de toplanmadan eksik tahkikatla hüküm verilemeyeceği-
Kayyım Atanması
İzale-i şuyu davalarında, adresleri tesbit edilemeyen paydaşlar yönünden ilanen tebligat yapma olanağı mevcut iken ve MK. 426. maddesinde sayılan temsil kayyımı atanmasını gerektiren koşullar oluşmadan, hissedar adresi tespit edilmediğinden bahisle temsil kayyımı atanmasının istenemeyeceği-
Yasal temsilcisi olan evlat edinenlerle evlatlık arasında menfaat çatışması mevcut olduğundan evlatlık için kayyım tayin ettirilmesi, davaya iştirakinin sağlandığı takdirde delillerin toplanması ve ulaşılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekeceği-
Davalı annenin velayeti altında bulunan çocukların, korunma altına alınması talebine ilişkin davada; anne ile çocuklar arasında yarar çatışması olduğundan öncelikle küçüklere kayyım atanması ve kayyımın davaya katılımının sağlanması gerekeceği-
Dava sırasında çocuğa atanan kayyım ananın başlangıçta çocuk adına açtığı davaya katılmasıyla çocuk yönünden de devam edildiğinden çocuğu temsilen davaya katılan kayyımın yürüttüğü davanın esasının incelenmesi gerekeceği-