Ergin olan davacının örgün eğitime devam etmediği, devam mecburiyeti ve okulu bitirmek için belli bir süre şartı olmayan açık liseye kayıt yaptırarak, iki buçuk yılda bitirilebilecek okula yaklaşık yedi yıla yakın süre kayıt yenileyip kaydın açık tuttuğu, bu okula kayıtlı olmanın çalışmaya engel olmadığı anlaşıldığından, davacının TMK. mad. 328/2 kapsamında nafaka isteme hakkı isteyemeyeceği, bu talebinin hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olacağı-
Davacı arsa sahibi tarafından; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre yapılan binanın riskli yapı tespitinde bulunulması nedeniyle, sözleşmenin feshi ile tapu iptali ve tescil ayrıca riskli yapının yıkımı talep edildiği, mahkemece gerekli araştırma yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davacının emekli aylığına hak kazandığının tespiti ile tahsis talebinin zımnen reddine dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkin davada ; davacının toplu şekilde son prim ödemesinin mevcut olduğu ve Kurumun, davacının şahsi sicil dosyasını ihmali nedeniyle kayıp etmesinin sonuçlarından davacının sorumlu tutulamayacağı- Okur yazar olmayan davacının; Kuruma başvuru yaptığı ve bu başvurunun akıbetini şifahen sorduğu yönündeki beyanlarının aksinin ispatlanamadığı, sadece uzun süre (son prim ödemesinden itibaren on yıla yakın) geçtikten sonra dava açmış olmasının davacının kötüniyetli olup iyiniyetli olmadığını göstermeyeceği veya bu nedenle davacıya kusur olarak atfedilemeyeceği- Gerekçeli kararda; dava tarihi 06.05.2011 yerine  20.07.2015 olarak gösterilmiş ise düzeltilebilir bir hata olarak kabul edildiği ve bozma nedeni yapılamayacağı-
Vekalet sözleşmesine dayanan ilişkilerde vekil edenin yararı ile bağdaşmayan eylem ve işlemlerden vekilin sorumlu olacağı- Vekil ile sözleşme yapan kişi iyiniyetli ise vekilin yaptığı sözleşmenin vekil edeni bağlayacağı; vekil ilesözleşme yapan kişi kötüniyetli ise bu sözleşmenin vekil edeni bağlamayacağı-
Vekilin, vekalet edenin yararıyla bağdaşmayan işlemlerden sorumlu olacağı- Vekil ile sözleşme yapan kişi iyiniyetli ise vekilin yaptığı sözleşmenin vekil edeni bağlayacağı- Üçüncü kişi, vekil ise işbirliği içinde, vekilin görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekilin işlemlerinin vekil edeni bağlamayacağı-
Mahkemenin, sözleşmenin süresinde yerine getirilmediğinden bahisle feshine karar vermiş olmasına rağmen son malikin iyi niyetli olduğu gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebini reddettiği davada, yüklenicinin arsada herhangi bir inşaat yapmadığı ve arsa mahiyetinde verilen tapunun henüz maliki olmadığı, tapu kaydında 1/2 hissenin yükleniciye devri sırasında "Kat karşılığı temlik" ibaresi bulunduğu ve bu şerhin üçüncü kişilerin iyiniyetini ortadan kaldıracağı, tapuda malikler arasındaki devirlerin geçiş tarihleri de göz önüne alındığında iyi niyetten bahsetmenin mümkün olmayacağı, bu sebeple tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekeceği-
Vekilin, vekalet görevini kötüye kullanmasının vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalacağı, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olmayacağı-Üçüncü kişi, vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmamasının, dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmesi gerektiği-
"Düzenleme şeklinde tanzim edilen vekaletname sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olduğundan, vekaletname gereğince yapılan işlemde muvazaa bulunduğunun kabul edilemeyeceği" şeklindeki görüşün isabetsiz olduğu- Vekaletnamenin geçerli olmasının, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının dinlenmesine engel teşkil etmeyeceği-
Üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması gerektiği- Tapu iptal tescil, olmadığı taktirde bedelin tahsili istenmli davada, vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasının davalının savunması da gözetilerek açıklığa kavuşturulması, iddianın sabit olduğu saptanırsa,  davanın devamı sırasında devredilebilen taşınmaz bakımından HMK.nun 125 maddesinin uygulanması, harcı tamamlanan miktarın bedel isteği için de geçerli olduğunun gözetilmesi gerektiği-
Dava konusu taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığı hususunda Belediye Başkanlığı ile yapılan yazışmalar arasında çelişkilerin bulunduğu, bu çelişkilerin giderilerek, dava konusu taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasından sonra işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken, taşınmazın ifrazının mümkün olmadığından bahisle karşı davacının temliken tescil talebinin reddine karar verilemeyeceği-