İhtarlı ödeme emrinde otuz günlük yasal ödeme süresi verildiği, İ.İ.K. 269/1 maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken B.K.’nun 260. maddesindeki otuz günlük süre beklenilmeden 27.4.2011 tarihinde icra mahkemesinde açılan dava ile tahliye isteminde bulunulduğu, bu durumda mahkemece, tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davalıların yasal süresinde takibe itiraz etmesi üzerine icra takibi durmuş olup, itiraz kaldırılmadan ya da iptal edilmeden tahliyeye karar verilemeyeceği-
Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesinin olmadığı, davalı takibin dayanağı olan sözlü akde karşı çıktığından, uyuşmazlığın hallinin yargılamayı gerektirdiği-
Takibe esas alınan ve davalı tarafından imzası inkar edilmeyen kira sözleşmesine ve kiracı olan davalı, icra takibine rağmen süresinde kira borcunun tamamını ödemediğinden, temerrüt olgusunun gerçekleştiği, alacak ve tahliye yönünden temyiz itirazlarının reddi gerekeceği-
İ.İ.K.nun 269/1.maddesinin göndermesi ile Borçlar Kanununun 260.maddesinde yer alan yasal ödeme süresi olan 30 günlük süre dolmadan icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulmaması gerekeceği-
Borçlar Kanununun 260. maddesi gereğince tahliye davasının açılabilmesi için davalıya verilen otuz günlük sürenin beklenilmesi gerekeceği-
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamı doğrultusunda bir karar vermek yerine, önceki bozulan kararın infazı ile tahliyenin sağlandığı gözönüne alınmaksızın davanın konusuz kalması nedeni ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davalı tarafça imzası inkar edilmeyen takibe konu kira sözleşmesinin geçerli olduğunun kabulü gerektiğinden, uyuşmazlığın genel mahkemede çözülmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı-