Davacılar, fazla haklarını saklı tutarak bu davayı açtıklarından, dosya içerisindeki birden fazla bilirkişi raporundan hangisine itibar edildiği ve buna göre de davacıların isteyebileceği toplam bedelin hükmün gerekçe kısmında açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, dava dilekçesinde talep edilen bedelin bilirkişi raporlarındaki miktarlardan az olduğu ifade edilerek hangi raporun kabul edildiği ve bunun gerekçeleri belirtilmeksizin hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Ölünceye kadar bakma akdinin bakım borçlusu şahsın ölmesi halinde, borcun, bir yıl içerisinde sözleşmeyi feshetmezler ise bakım borçlusunun mirasçılarına intikal edeceği-
Sadece hüküm sonucunun (kısa kararın) tefhim edildiği durumlarda, taraflar (ya da vekilleri) duruşmada hazır olsalar dahi gerekçeli kararın taraflara veya vekillerine tebliğ edilmesi gerektiği ancak somut olay açısından yapılan tespit ve değerlendirmede, gerekçeli kararın davacı vekiline tebliğ edilip edilmediği dosya kapsamından anlaşılamadığından dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği-
26.12.2008 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan kurum zararının davalılardan rücuan tahsili istemi-
Gerekçeli kararda, kısa kararda belirtilen İİK. mad. 170/3 uyarınca hükmedilen para cezasına ilişkin bende yer verilmemesi halinde, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiş olacağı ve mahkemece yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekeceği-
Kısa karar ile geçit bedeli olarak tespit edilen miktarın tamamının taşınmaz paydaşlarından birine ödenmesine karar verildiği halde gerekçeli kararda geçit bedeli olarak tespit edilen miktardan taşınmaz paydaşlarının her birine ödenmesi yönünde hüküm kurularak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana gelmiş olup bu husus kararın infazında tereddüt oluşturacağından gerekçeli karar ile kısa karar arasındaki çelişki giderilmek üzere hükmün bozulması gerekeceği-
Tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunlu olduğu; kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanağının bulunmadığı; kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.'nin 294'te değinilen buyurucu nitelikteki maddeye de aykırı bir durum oluşturduğu -
Kısa kararı yazı tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirilmesine yasal olanak bulunmadığı; kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmasının Anayasa’nın 141 maddesi ile HMK.nun 298, 297, 294. maddelerine aykırı olduğu-
Davanın kabul edilme gerekçelerinin kararda açıklanması gerektiği-
Mahkemece “davacı şirketin kanuna aykırı yönetildiği dönemde, yetkililerinin ve işlemlerinin geçersiz olduğu, genel kurul kararlarının da iptal edilip kesinleşmesine istinaden dava konusu satış işleminin geçersiz ve Finansal Kiralama Kanunu ile Finansal Kiralama Sözleşmesi’ne aykırı olması nedeniyle de iptal edilmesi gerektiği” şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de hüküm fıkrasında “davacının davasının reddine ” şeklinde karar verilmiş olup, hüküm ile gerekçe arasındaki çelişki nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği-