"İcra takibinin, sahte senede dayalı olarak yapılmış olduğu"nun iddia edilmiş halinde, ceza mahkemesince veya C.Savcılığınca "icra takibinin durdurulması" konusunda tedbir kararı verilebileceği- Şikâyetçi borçlu tarafından yasal süresinde icra mahkemesinde borca itiraz edilmeyerek takip kesinlemiş olup, takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesi HMK’nın 209. maddesinin 1. fıkrası uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmayacağından ve ceza mahkemesi veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilmiş bir tedbir kararı da olmadığından icra dairesince haczin uygulanmasında bir usulsüzlük bulunmadığı-
Borçlunun sahtelik nedenine dayalı olarak açtığı menfi tespit davası, İİK. mad. 72 kapsamında bir dava olduğundan, anılan maddedeki usule göre mahkemeden alınacak ihtiyati tedbir kararı ile icra takibinin durdurulabileceği- Sahtelik nedeniyle açılan menfi tespit davası gibi, cumhuriyet savcılığına aynı nedenle yapılan şikayet ve ceza mahkemesinde açılan davanın da kendiliğinden icra takibini durdurmayacağı ve bekletici mesele yapılamayacağı- Cumhuriyet savcılığı veya ceza mahkemesince tedbir kararı verilirse icra takibinin durdurulabileceği- Takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesinin HMK'nun 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmayacağı, bu hüküm, genel mahkemelerde açılan davalarda, senedin delil olarak kullanılamayacağını öngördüğü, icra takibine etkisinin olmadığı-
Davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası niteliğinde olduğu, ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği ancak borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere teminat göstermesi halinde icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilebileceği, mahkemece verilen "takibin durdurulmasına yönelik talebin reddine" dair kararda isabetsizlik bulunmadığı, o halde mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun esastan reddinin gerektiği-
İİK'nın 16. maddesi uyarınca icra memur işlemini şikayete ilişkin davada, Cumhuriyet Savcılığına yapılan şikayet ve ceza mahkemesinde açılan davanın kendiliğinden icra takibini durdurmayacağı ve bekletici mesele yapılamayacağı, borçlu tarafından İİK'nın 72/3. maddesi koşullarında menfi tespit davası açılması halinde alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesinin istenebileceği, mahkemece verilen tedbir kararının İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca verilmiş olduğu ve ve ayrıca takibin durdurulması kararı verilmediği-
Davanın menfi tespit istemine ilişkin, istinafa konu kararın ise HMK'nun 209. maddesi gereğince takibin teminatsız durdurulması talebinin reddine ilişkin ara karar olduğu; davacının takibin HMK'nun 209/1. maddesi uyarınca teminatsız durdurulması talebinin reddine karar verildiği, ancak davacı vekili, dava konusu çekin üzerindeki kaşenin gerçeği yansıtmadığını ve savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını belirtmiş ise de, henüz soyut nitelikte olan, somut hal almayan takibe konu senedin sahteliği veya imzaya itiraz iddialarının HMK'nun 209/1. maddesi uyarınca takibin durdurulması için yeterli olmadığı-
Sahtelik iddiasına dayalı menfi tespit istemlerinde imzanın sahteliğinin iddia edilmesi halinde HMK'nın 209. maddesinin özel düzenleme niteliğinde olması nedeniyle, tedbir taleplerinin bu maddedeki koşullar göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği- Senedin takibe konu edildiği icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbire ilişkin davada, uyuşmazlık konusu tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmakta olup; dava konusu senedin tanzim tarihi itibariyle kooperatif yetkilisi tarafından düzenlenmediği anlaşılmakla, tedbir talebinin kabulü gerektiği-
İİK'nın 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılması talebi-
Değişen delil durumuna göre yargılamanın her aşamasında tedbir kararı verilmesi, tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi mümkün olduğundan, delil durumuna göre tedbirle ilgili yeniden karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ilk Derece Mahkemesinin davacının sahtecilikle ilgili iddialarının açılan ceza davalarıyla somut hale geldiğini değerlendirmeden davacının HMK 209. maddesi uyarınca icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermesinin yerinde görülmediği-
Bonolardaki geçersizlik iddiasının imza inkarı dışında bir nedene dayanması durumunda İİK'da özel bir düzenleme bulunmadığından HMK'nun 209/1. maddesi ile HMK'nun 389 vd. maddeleri nazara alarak takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesinin mümkün olduğu- Eldeki davada, HMK'nun 209. maddesinin uygulanması için iddianın somutlaşmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiş ise de, değişen delil durumuna göre yargılamanın her aşamasında tedbir kararı verilmesi, tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi mümkün olduğundan, delil durumuna göre tedbirle ilgili yeniden karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı- İlk Derece Mahkemesinin davacının sahtecilikle ilgili iddialarının açılan ceza davalarıyla somut hale geldiğini değerlendirmeden davacının HMK'nun 209. maddesi uyarınca icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermesinin yerinde görülmediği-
Çekin sahteliğinin iddia edilmesinin, HMK. mad. 209 uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmayacağı, bu hükmün, genel mahkemelerde açılan davalarda, senedin delil olarak kullanılamayacağını öngördüğü, icra takibine etkisinin olmadığı- Davaya konu çekte keşide tarihinde oynama olduğu anlaşılmakla, paraf imzasının davacıya ait olup olmadığı yargılamayı gerektiriyorsa da, yaklaşık ispat gerçekleştiği göz önüne alınarak, ilk derece mahkemesince, somut olay bakımından, İİK. mad. 72/3 gereğince tedbir kararı verilmesi gerektiği-
