Konut kredisi nedeniyle haksız olarak tahsil edilen alacakla ilgili açılan itirazın iptali davasında, bilirkişi raporunda davalı bankadan söz konusu kredi sözleşmesinin talep edildiği ancak sözleşmeye ulaşılamadığı gerekçesiyle dava konusu kredi tüketici kredisi kabul edilerek inceleme yapılmasının hatalı olduğu- Dava konusu kredinin niteliği anlaşılamadığından, mahkemece, davalı bankadan dava konusu krediye ilişkin sözleşme ve diğer belgeler getirtilerek ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kredinin ticari olup olmadığı tespit edildikten sonra karar verilmesi gerektiği-
Zamanaşımına uğramış çekler nedeniyle ilamsız icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, kural olarak lehtar konumunda olan davacı-alacaklının temel ilişkinin varlığını kanıtlaması gerektiği- Davalı-borçlu, temel satış ilişkisinin varlığını kabul ederek "satışın peşin satış olmadığını, malların teslim edilmediğini" savunduğundan, ispat yükünün davalı tarafa geçtiği ve davalının "malların teslim edilmediğini" kanıtlamak zorunda olduğu- Çeklerin de davalı defterinde kayıtlı olduğu gözetilerek itirazn iptali davasında bir karar verilmesi gerektiği-
6. HD. 08.11.2016 T. E: 10098, K: 6539-
Davacı kredinin kullanılması sırasında kendisinden tahsil edilen toplam 2.773,00 TL masrafa ilişkin talepte bulunmuş olup, mahkemece "takibin devamına" karar verilmiş olsa da uyuşmazlığa bakma görevinin hakem heyetine ait olduğu anlaşıldığından dava değerinin 6502 sayılı yasanın 68. maddesi gereğince Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuruda bulunmasını zorunlu kılan miktarda olduğu ve bu miktar için mahkemeye dava açılmasının yasa gereği mümkün olmadığı-
Kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemi-
6. HD. 07.11.2016 T. E: 10723, K: 6467-
3. HD. 07.11.2016 T. E: 2015/14541, K: 12459-
Zamanaşımına uğramış çekler nedeniyle ilamsız icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, dava konusu çeklerde ciro silsilesine bakıldığında, çeklerin davalı borçlu tarafından ciro edilmek suretiyle davacıya devredildiği, bu nedenle davacı ve davalı arasında temel ilişki bulunduğu ve davacının da dilekçesinde temel ilişkiye dayandığını belirttiği anlaşılmakta olup, zamanaşımına uğrayan çek, "yazılı delil başlangıcı" teşkil edeceğinden, davacının, alacağını tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabileceği, davacının alacakla ilgili delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği- Kural olarak lehtar konumunda olan davacı-alacaklının temel ilişkinin varlığını kanıtlaması gerektiği- Davalı-borçlu, temel satış ilişkisinin varlığını kabul ederek "satışın peşin satış olmadığını, malların teslim edilmediğini" savunduğundan, ispat yükünün davalı tarafa geçtiği ve davalının "malların teslim edilmediğini" kanıtlamak zorunda olduğu- Çeklerin de davalı defterinde kayıtlı olduğu gözetilerek itirazın iptali davasında bir karar verilmesi gerektiği-
Davalı tarafından sunulan ve hükme esas alınan davalı kiracı ile kiraya veren sıfatıyla Y ve hissedarları adı altında dava dışı Y.tarafından düzenlenen 01.01.2010 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesinin 09.03.2016 tarihli geri çevirme ilamı sonucu dosyaya getirtilen vekaletnameler kapsamından taraflar arasında geçerli olduğunun anlaşıldığı - Fakat davaya dayanak 28.08.2012 tarihli icra takibine konu 04.06.2012 düzenleme tarihli ödeme ihtarnamesi ve dava dilekçesinde davalının davacılar hissesine isabet eden 36 aylık kira bedelinin tahsilinin istendiği belirtildiğinden taraflar arasında 01.01.2010 tarihinden önce herhangi bir yazılı ya da sözlü kira sözleşmesi yapılıp yapılmadığı açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki iskan harçları dışında 150 m2 üzeri daire yapılmasından kaynaklanan lüks daire vergisi ve sair her türlü masrafların mal sahibine ait olacağına dair hüküm nedeniyle davacı şirketin tanzim ederek davalıya gönderdiği ve icra takibine konu ettiği KDV faturası bedellerini davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak üzere devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesinin isabetli olduğu-